Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği izinsiz Kuran kurslarıyla ilgili düzenlemede ısrar edeceklerini açıkladı.
Amerika yolunda arkadaşımız Bilâl Çetin'e özel demeç veren Başbakan "Yasayı aynen geri göndereceğiz" dedi. Acaba neden?
Sezer birçok veto gerekçesi saymıştır.
Mesela yasa izinsiz kurs açanlara verilen hapis cezasını para cezasına indirmiştir;
Bile bile bu işe giren öğretmenleri cezasız bırakmıştır;
Eski yasa bu tür kurs ve okulları kapatırken yenisi kapatma konusunda kesin hüküm getirmemiştir.
Cumhurbaşkanı "Devletin görevi yasalara aykırı eğitim kurumlarını yaşatmak değil temelli ortadan kaldırmaktır. Devlet yasaya aykırı eğitim kurumlarının açılmasını, başından önlemek zorundadır" diyor.
Bu uyarıda irtica tehlikesini ciddiye almayan veya din istismarından oy çıkarmak isteyen zihniyetin geçmişte bu ülkeye ödettiği bedellerin ibreti vardır.
Sadece Sivas'ın Madımak Oteli'nde yakılan aydınları ve Hizbullah'ın mezar evlerini hatırlamak bile "vetoya rest" çekerken Başbakan Erdoğan'ı borç altına sokuyor.
Bu lânetli anılar acaba "gönlünün derinliklerinde yatan hıçkırıklardan hiç pay almamış mı? Alması gerekirdi.
Devletin açtığı 5 bin Kuran kursu yetmiyor. Çünkü amaç din öğretmek değil cumhuriyet düşmanları yetiştirmektir.
Başbakan Cumhurbaşkanı ile niçin restleştiğini açıklamak zorundadır. Vetonun gerekçeleri belli ama iktidarın resti neye dayanıyor; karanlıkta!
Vatandaş olarak aydıntılmayı hak ediyoruz.
Parti grubuna "Vetolu yasayı aynen gönderin" demeden önce Tayyip Erdoğan, ısrarının nedenlerini ayna karşısına geçip kendine anlatmalıdır.
İnanıyoruz ki rest çekmekten vazgeçecektir.
Beyninin derinliklerindeki sorumluluklar, gönlünün derinliklerindeki hıçkırıklara ağır basabilir!
Dostluğun şartı..
Başbakan m ABD ziyareti, ilişkilere dostluğun ve stratejik ortaklığın eski derinliğini kazandırabilir mi?
Bu Washington'in tavrına bağlıdır.
Çünkü ilişkileri bozan yanlışların Ankara tarafı durumu tespit edip hızlı bir onarım gerçekleştirmiştir ama Amerikan tarafı, süper güç olmanın kibri ile hâlâ bazı yanlışlarının farkında değildir.
ABD Başkanı'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Hadley, Türk-ABD ilişkilerinin soğuk savaş döneminden bile önemli hale geldiğini belirttikten sonra bu dostluğun halka benimsetilmesin!, sevdirilmesini ve Amerika'nın "akıl almaz suçlamalarda karşı savunulmasını istemiştir.
Erdoğan bugün Başkan Bush'a bunu küçük ama samimi çabalarla ancak ABD'nin başarabileceğini açıkça söylemelidir.
Türk halkı Amerika'nın Kuzey Irak'ta barınan PKK'ya karşı neden harekete geçmediğini kendi kendine soruyor.
Dünyaya nizam verme iddiası taşıyan süper askeri gücün 4-5 bin terörist karşısındaki çaresizliğini kabul edemiyor.
PKK'nın kalleş pusuları yüzünden yine bayrağa sarılı cenazeler kalkmaya başlamıştır.
Amerika dostluk istiyorsa dost gibi davranmalıdır!
Tehlikeli kumar
Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği izinsiz Kuran kurslarıyla ilgili düzenlemede ısrar edeceklerini açıkladı
Haberin Devamı

