Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın siyaset diline kazandırdığı en uç ve çarpıcı söz "Şeyini şey ettiğimin şeyi"dir.
Bu söz onun siyaset üslubunu da yansıtıyor. Feveran gösterdiği durumlar ona tarafsız konumunu unutturuyor, yanlış hatta tehlikeli olabilecek sözler söyletiyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın laiklik ve türban yasağı konusunda yaptığı hukuki saptamalar ve o çerçevedeki uyarılar belli ki Meclis Başkanı'nı yine tetiklemiş.
CNN Türk'te söyledikleri, iktidarın niyetleri konusunda şüphe doğuracak sözlerdir.
Meselâ "Bu Anayasa Mahkemesi'ni ben, meclisin yapabileceği bir anayasa değişikliği ile kaldırabilirim" dedi.. "Her şeyi yapabilirim; ben meclisim. Ben yasama organı olarak istediğim yasağı koyarım, istediğim yasağı kaldırırım" dedi.
Refah ve Fazilet partilerinin, laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldikleri gerekçesiyle kapatıldığını hatırlatarak şu iddiada bulundu:
"Bugün o partiler hayatta olsa, aynı eylemleri yapsalar Anayasa Mahkemesi kapatabilecek mi? Kapatamayacak!"
Arınç'ın yanlışları
Arınç'ın sözlerini Türkiye'nin saygın anayasa hukuku uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Erdoğan Teziç'e sordum.
Prof. Teziç "Sayın Arınç, tarafsızlığına saygı gösterseydi, bilgi birikiminden gelseydi, siyasi hayatı ve mukayeseli hukuku bilseydi bu sözleri söylemezdi" dedi. Neden?
Çünkü Anayasamız "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" diyor ama hemen ekliyor:
"Türk Milleti egemenliğini, anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır.."
Bütün çağdaş demokrasilerde olduğu gibi Türkiye'de de meclis "hakimi mutlak" değildir. Sistem o güce "karşı ağırlıklar" koyarak güvenceler oluşturmuştur.
Rejimin iki ayağı laiklik ve üniter devlettir. Bu temelleri tehdit edecek eylemlere yönelen partiler olduğu takdirde Prof. Teziç "Sayın Arınç hiç şüphe etmesin, o partiler yine kapatılır" diyor.
Almanya'da da Nazi ve Komünist partileri kapatılmadı mı?
Üstelik o partiler, eylemlerinden dolayı dahi değil, sırf programları rejim için ilerde tehlike doğurabilir gerekçesiyle kapatılmadı mı?
Kuyuya taş atmak
Milletten aldıkları yetkiyle siyasetçiler çok şey yapabilir. Ama onların da aşamayacağı sınırlar vardır. Amerika ve Fransa'da olduğu gibi bizde de vardır ve olmalıdır.
Hilkat garibesi bir seçim sistemi yüzünden halkın üçte birinin oyu ile meclisin üçte iki çoğunluğunu ele geçiren AKP iktidarından yansıyan hevesler, bu güvencelerin ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamaya yetiyor.
Şimdi cevabı aranması gereken soru şudur:
Anayasa Mahkemesi'nin olmadığı bir hukuk düzeni ve kadiri mutlak bir meclis çoğunluğu, Bülent Arınç'ın Anayasa Mahkemesi'ne gözdağı vermek için ayak üstü ürettiği bir fantezi midir, yoksa partide taraftar bulmuş bir hayalin yansıması mı?
Ve AKP bugün gerçekleştiremediği hangi amacına ulaşmak için Anayasa Mahkemesi'ni kendine engel görüyor?
İşte size dertsiz başımıza yeni bir dert!
Son sözleriyle Meclis Başkanı, iktidarın güven kazanma çabalarına büyük zarar vermiştir.
AKP'ye muhalefet lazım değil. Bülent Arınç yetiyor!
Tehlikeli hayaller
Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın siyaset diline kazandırdığı en uç ve çarpıcı söz "Şeyini şey ettiğimin şeyi"dir
Haberin Devamı

