Tehlike sinyalleri

Türkiye'de üretmeyen ve vergi vermeyen insanlar, üreten ve vergi ödeyenlerden kat kat fazla. Bir demokrasi için bundan daha çetin açmaz, daha acımasız bataklık olamaz

Haberin Devamı

Türkiye'de üretmeyen ve vergi vermeyen insanlar, üreten ve vergi ödeyenlerden kat kat fazla.

Bir demokrasi için bundan daha çetin açmaz, daha acımasız bataklık olamaz.

Düşünün ki bir parti iktidara gelebilmek için bu çoğunluğa rüşvet vaat etmek, iktidara gelince de onları tatmin etmek zorunda.

Enflasyon ekonominin vebasıdır. Dünyada bizden başka vebalı ekonomi kalmadı.

Son çeyrek yüzyılda bu belâya karşı dört başarısız hamle yaptık. 1980'lerin başında, sonra 1986'da, ardından 1990 ve 2000 yıllarında üç kez yüzde 20'lere kadar indirdik. Ama enflasyonu sanki kendimize değil de IMF'e iyilik olsun diye indirdiğimizi sandığımız için o çukurdan çıkamadık.

Şu anda geçmiş hükümetin bedelini ödediği o kritik yüzde 20'ler sahanlığında sendeliyoruz.

Aslında bu defa başaracağımıza inanmıştık. Ama istikrar programının kararlılıkla uygulanacağına bağlanan inanç her gün yeni bir darbe yiyor.

İki başlı iktidarla..
İktidarının yapısı, enflasyonla mücadeleye ve mali disiplin uygulamaya pek uygun değil.

Çünkü davul Abdullah Gül'ün omuzunda, tokmak Tayyip Erdoğan'ın elinde..

Erdoğan savaş karşıtlarının romantizmini "Bekâra karı boşamak kolay" diye alaya almıştı. Çiftçiye ver, emekliye ver, esnafa ver.. Sosyal harcamaları körükleyerek kendisi de aynı şeyi yapmıyor mu?

IMF ile altı aydır bir uzlaşma sağlayamıyoruz. Adamlar "Biz zorla gelmedik, siz çağırdınız. Hasta olan sizsiniz. Kamuda istihdam fazlası 40 bin personeli azaltmayı, borç yükünü hafifletmek için yüzde 6,5 faiz dışı fazlayı kabul eden anlaşmayı siz imzaladınız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" diyorlar.

Ve Ankara'daki bürokrat muhataplarından, ancak üçüncü dünya ülkelerinde duyacakları karşılığı alıyorlar:

"Biz siyasetçilere söz geçiremiyoruz, siz söyleyin, belki sizi dinlerler!"

Adalet dediler ama
Bu kafa değişmezse Irak savaşının Türkiye'ye maliyeti tehlikeli biçimde büyüyecektir.

"Amerika'yı desteklediğimize göre versinler parayı, istediğimiz gibi savuralım.."

Yeni kredi alsak, geri ödemeleri erteletsek de borç büyüyecek, artan faiz yükü ile beraber bunu yine biz ödeyeceğiz. Tek başına iktidar olmanın sağladığı krediyi AKP üç ay dolmadan yiyip bitirdi. Faizler, eski seviyesine yeniden yükseldi.

Üretime verecekleri desteği, oy tarlası olan kesime savuran AKP bu gidişle kendi altını oyduğunu görmek zorundadır. Hesapsız harcama daha çok borçlanma, daha çok vergi ve daha yüksek faiz demektir.

Bundan özellikle savaş döneminde sakınmak gerekiyor.

Aksi halde "Adalet ve Kalkınma" diye gelenler sayesinde faiz yiyenler daha semirecek, savaş zengini olacaklardır.

AKP sosyal ve ekonomik politikalarına çeki düzen versin!

DİĞER YENİ YAZILAR