Tehdit ayıptır!

Hükümet Irak savaşı bağlamında Türkiye'nin siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarını garanti altına almaya yönelik kıran kırana bir pazarlığı Amerika ile yürütürken CHP'li Ali Topuz meclis kürsüsünden iktidara "Yüce Divan" tehdidinde bulundu

Haberin Devamı

Meclis dün, yakın tarihin kötü bir anısını hatırlatan tahrik edici bir tehdide hedef oldu.

Hükümet Irak savaşı bağlamında Türkiye'nin siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarını garanti altına almaya yönelik kıran kırana bir pazarlığı Amerika ile yürütürken CHP'li Ali Topuz meclis kürsüsünden iktidara "Yüce Divan" tehdidinde bulundu.

ABD ile görüşmelerin en kritik saatleri yaşanırken yapılan bu sözde uyarı "pişmiş aşa su katma"nın ötesinde haksız ve kaba bir saldırı olmuştur.

27 Mayıs darbesine giden yolun taşlarını döşeyen siyasi gerginlikler dizisinde İsmet İnönü'nün özel bir yere sahip "Sizi ben bile kurtaramam" sözü, kötü bir versiyonu ile kırk beş yıl sonra mecliste tekrarlanmamalıydı.

Halkta CHP'nin muhalefet anlayışını istese bile değiştiremeyeceği yolunda zaten var olan yargıyı pekiştirecek adımların kimseye yararı yoktur.

Burası Türkiye..
Ali Topuz'un sözünü ettiği meşruiyet zemini zaten inkâr ediliyor değildir. Bu zemini uluslararası toplumun ortak değerleri ile Türkiye'nin çıkarları belirleyecektir.

Kararı da meclis verecektir.

Dışişleri Bakanı Yakış'ın dediği gibi Türkiye Irak'a savaş ilân etmeyecek, Irak'la savaşmayacaktır. CHP'nin de inkâr etmediği mecburiyetimiz, savaşın Kuzey Irak'ta yaratacağı otorite boşluğuna tedbir almaktır.

Aksi halde bağımsız bir Kürt devleti kurulabilir, PKK yeniden güçlenebilir, sınırımıza yüzbinlerce mülteci yığılabilir, Türkmenler büyük zarar görebilir.

Türkiye oraya askerini gönderecektir.

Amerika ile uzlaşmadan bu tedbiri hayata geçirmenin imkânı hemen hemen yoktur.

O uzlaşma da Amerikan askerlerinin kuzeyden Irak'a girmek için Türkiye topraklarını kullanması şartına bağlıdır.

CHP Portekiz veya Norveç parlamentolarının değil Türkiye parlamentosunun muhalefet partisi gibi davranmak zorunda.

Ne değişecekti?
Soruyu "savaşa girip girmemek" bağlamında değil "Kuzey Irak'a girip girmemek" temelinde cevaplamak gerekiyor.

Bu cevabı tek başına iktidar değil bir bütün olarak devlet vermiştir. Bu sürecin baştan sona içinde yer alan bir diplomatın anlatımı ile girmek ve girmemek alternatiflerinde bütün artılar ve eksiler hesap edilmiş ve bir sonuç çıkmıştır.

* Bu sonuç nedir?

* Maalesef girmemiz lâzım!

AKP yerine iktidarda CHP olsaydı bile bu gerçek değişmeyecekti.

Değişecek tek şey belki devletin saygınlığı konusundaki muhafazakâr takıntı, Türkiye'yi gurur ve onur adına pazarlık yapmaktan alıkoyacaktı.

Biz bugün yürütülen politikanın daha gerçekçi olduğuna ve onur bakımından da eksikli olmadığına inanıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR