Tedbirsiz

Tayyip Erdoğan dış politika alanındaki hamleleri ile ne elde etmek istiyor?

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan dış politika alanındaki hamleleri ile ne elde etmek istiyor?

Türkiye’nin siyasi ve kültürel coğrafyadaki köprü rolünü iyi oynayacak olursa çatışma potansiyeli yüksek iki medeniyet gözünde ülkemizin değerini yükselteceği, kendine de haklı bir şöhret inşa edeceği kuşkusuzdur.

Ama böyle bir başarının gerektirdiği tecrübe ve bilgi altyapısına sahip mi?

Daha önemlisi ona doğru adımlar attıracak danışma mekanizmaları etrafında barınabiliyor mu, yoksa T. C. Başbakanı olmasından kaynaklanan gücünü kendinden menkul zannederek bağımsız mı takılıyor?

İkinci ihtimalin ağırlığını artıran işaretler veriyor Başbakan.

Meselâ Filistin’de erken seçime karşı çıkan tek Batılı lider o şu anda.

Bilindiği gibi geçen hafta Filistin Devlet Başkanı Abbas, Hamas hükümeti nedeniyle ambargoya hedef olduklarını ve kardeş kavgasını önleyemediklerini gerekçe göstererek tek çarenin seçime gitmek olduğunu söyledi.

Niçin taraf oluyoruz?
Bu gelişme Hamas’ı terör örgütü sayan ve Filistin’i ondan kurtarmak için ambargo uygulayan tüm Batılı ve birçok İslâm ülkesini memnun ederken Başbakan Erdoğan “Seçim çağrısı yapmak Filistin halkının iradesine saygısızlıktır” diye ayağa kalktı.

Başbakanımızın erken seçim çağrılarına duyduğu alerjiyi anlamak mümkün ama Filistin Devlet Başkanı tarafından Filistin’de yapılacak erken seçim için bu kadar telâşa kapılmanın anlamı ne?

Seçim Filistin’in iç işi değil mi?

Bize ne?

Türkiye’nin Filistin-İsrail sorununda bu kadar açık bir şekilde taraf durumuna sokulması ülkeye ve Tayyip Erdoğan’a ne kazandıracaktır?

İran, Suriye arkadaşlığı
AB yolculuğumuzda en büyük desteği İngiltere’den görüyoruz. Türkiye’nin AB sürecindeki hak ve hukukunu kahramanca savunan İngiliz medyası dün Başbakanları Blair’in Filistin’de seçime verdiği desteğin Başbakan Erdoğan’dan darbe yediğini yazdı.

Evet, seçilmiş bir hükümetin ambargolara hedef kılınması kabul edilmemelidir. Ama o hükümet evrensel değerlere saygı duyuyorsa...

Hamas’a yeni bir imaj yaratmaya çalışan medya uzmanı Neşet Aktaş “Herkes Hamas’ın öldürmekten zevk alan bir örgüt olduğunu düşünüyor. Oysa Hamas buna mecbur bırakılıyor” demişti.

Bu örgüt, kuruluş bildirisindeki “İsrail’in yok edilmesi” hedefinden vazgeçmediği sürece onun değil hükümet olmasına, parti sayılmasına bile kimse razı olmayacaktır.

Sadece İran ve Suriye’nin oluşturduğu istisnaya Başbakan Erdoğan bu çıkışları ile Türkiye’yi dahil ediyor.

“Buna hakkım var mı” diye kendine sorması gerekir.

Başbakan’ın dış politika hevesleri, Cumhurbaşkanı olması ihtimaline bağlı korkuların vahametini artırıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR