Tecrübe konuştu

Savaşın cephedeki galibi, mağlubu belli olmadan mağduru belli oldu: Türkiye.. Kuzey Irak'taki Kürtlere, ABD'den alabilecekleri azami tavizi koparmakta en uygun şartları hazırlama amaçlı uluslararası bir komplo tezgâhlansaydı, daha fazlasını başaramazlardı!

Haberin Devamı

Savaşın cephedeki galibi, mağlubu belli olmadan mağduru belli oldu: Türkiye..

Kuzey Irak'taki Kürtlere, ABD'den alabilecekleri azami tavizi koparmakta en uygun şartları hazırlama amaçlı uluslararası bir komplo tezgâhlansaydı, daha fazlasını başaramazlardı!

Bunu biz kendi ellerimizle yarattık.

VATAN'a verdiği özel mülakatta Türkiye'nin iyi yönetilemediğini söyleyen eski Cumhurbaşkanı Demirel, bu durumdan AKP iktidarı ile Cumhurbaşkanı Sezer'in sorumlu olduklarını savundu.

"BM iznini meşruiyetin şartı saydığınız takdirde kendiniz Kuzey Irak'a girmeye kalkarsanız bu, Anayasa'nın 92'nci maddesine uyar mı? Uymaz. Kendi kendinizi bağladınız.."

"Daha evvel hiçbir mesele çıkarmadan Kuzey Irak'a girebilecekken dünya ile ipleri kopardıktan sonra oraya girip, savaşın hedefi Irak iken bunu Türkiye'ye çevirmenin manası var mı? Yok.."

Sadece seyirci..
Yanlış politikanın Türkiye'yi getirdiği yer neresidir?. Demirel, Orgeneral Özkök'ün son açıklamasını hatırlatarak cevaplıyor:

"Genelkurmay Başkanı'nın söylediği gayet sarih.. Türkiye dün bu tezkerede Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulması gibi ihtimaller doğmasın derken bugün onu çıkardı orta yerden. O fırsatı kaçırdı."

Çünkü bütün dünyanın tehdit kokan uyarılarına rağmen Kuzey Irak'a girdiğimiz takdirde Orgeneral Özkök'ün dediği gibi Irak'ta savaşan taraflarla, yani hem Amerikalılar ve hem de Kürtlerle çatışmayı göze almamız gerekecektir.

Yani Cumhurbaşkanı Sezer'in yarattığı akıl karışıklığı Türkiye'yi güvenlik çıkarlarını savunamaz duruma düşürmüştür.

Peki iktidarın sorumluluğu? "Hadise, savaşa girme-girmeme değil. Türkiye ya söz vermemeliydi veya sözünü tutmalıydı. Bundan sonra senin verdiğin söze kim inanacak? Demokrasi çaresizlik, zavallılık rejimi değildir.."

Riskler, fırsatlar..
Demirel'e göre kamuoyu yanıltılmıştır.

"Tezkerenin geçmesi, Türkiye'nin savaşa girmesi demek değildi. Biz Kuzey Irak'ta istikrarsızlık olmasını önleyecektik. Kuzey cephesinin açılması ile savaşacak olanlar başkalarıydı. Bu Türkiye'ye yanlış anlatıldı."

Şimdi savaşın uzamasından ve zayiatın artmasından Türkiye sorumlu tutulacak, bu durum Amerika'daki Rum ve Ermeni lobileri tarafından sömürülecek, Yahudi lobisinin desteği de tehlikeye girecektir.

Demirel, Amerika'da Türk düşmanlığı, Türkiye'de de Amerikan düşmanlığı kışkırtmalarına açık olan şu dönemde iktidarı uyarıyor:

"Olup bitenleri kaşımamak, kanatmamak lâzım. Böyle zamanlarda her gün yeni şartlarla gelir.."

Demirel'e göre Türkiye, Başkan Bush'un nefret listesine girmesine rağmen yönetimin 1 milyar dolarlık hibe önerisi ile gösterdiği iyi niyeti değerlendirmelidir.

Peki umut var mı? Eski Cumhurbaşkanı her şeye rağmen AKP iktidarına hâlâ şans tanıyor..

DİĞER YENİ YAZILAR