Tatvan Faciası ve Turgut’un hesabı

Haberin Devamı

Devleti içerdiği entrikalarla yoran ve güven ilişkilerini tahrip eden şu son irtica belgesi tartışmaları var ya...

O hengâmede devletimizin ne kadar “harap ve bitap” duruma düşürüldüğü gerçeğini önümüze koyan “Tatvan Faciası” gündemden teğet geçti.

Biliyorsunuz hafta başında Bitlis’in Tatvan ilçesinde Doğu Anadolu Fuarı açıldı. Törende “devrim şehitleri” diye anılan bölücü terör örgütü kayıpları için saygı duruşu çağrısı yapılınca oradaki DTP milletvekilleri ile DTP’li belediye başkanı ayağa kalktılar, Kaymakam ve bazı bürokratlar ise daha bir yayılarak oturmaya devam ettiler.

Bu cüretkâr bir meydan okuma, Türkiye’deki devlet adamı kıtlığının yarattığı bir durumdur.

Son zamanlarda Cumhurbaşkanı’ndan başlayarak terör karşısında devlet o kadar çaresiz gösterilmiştir ki, terör örgütü ve yandaşları şantajın sınırlarını bu kadar ileri götürmüşlerdir.

Kışkırtılan hayalet

Cumhuriyetin seçkin devlet adamlarından birini kaybettik. Mehmet Turgut’un bilgi, dürüstlük ve vatan sevgisi ile yücelmiş ruhu için rahmet diliyorum.

Dün onun ölüm haberini aldığımda geçen ay bana yaptığı ziyaretin sebebi olan “Kürt sorunu” ile ilgili çalışmasını hatırladım.

Rahmetli Turgut, ülkeyi yönetenlerin ufuksuzluk ve dirayet noksanlığı yüzünden bölücülerde, gerçekçi olmayan tehlikeli hayaller ve beklentiler uyandığını anlatıyordu. Doğrudur, Tatvan ibretli bir kanıttır...

Turgut’a göre iki soru bulunuyor önümüzde:

Kaç Kürt var ve bunların kaçı bölünme siyasetlerini destekliyor?

Kürt vatandaşların sayısı adeta “açık arttırma”ya çıkmıştır. Yedi milyon olduğunu söyleyen bilimsel araştırma da var, 10 milyon tahmin edenler de..

Ahmet Türk’ün ABD Başkanı Obama’ya verdiği 20 milyon rakamını doğru saysak bile bu neyi ispatlar?

Cilalı PKK yalanları

Mehmet Turgut 1995 yılından bu yana PKK güdümündeki partilerin seçimlerde kaç oy aldıklarına bakmanın en objektif arama yöntemi olacağını söylemişti. Haklı...

PKK kanatları altında kurulan partilerin, bağımsızlar da dahil ülke genelinde aldıkları en yüksek oy 2.1 milyondur. Kürtçe konuşan vatandaşların oluşturduğu son seçmen sayısı 4 milyon 670 bin olduğuna göre nasıl bir tablo çıkıyor?

DTP’nin aldığı oylar, Kürtçe konuşan vatandaşlarımızın yarısına bile ulaşmıyor.

Kürt kökenliler bir an için Ahmet Türk’ün dediği gibi 20 milyon sayılsa bu kez bölücü tezler tümden çöküyor:

Çünkü bu kadar nüfusun seçmen sayısı 13 milyon olur.

DTP bunun sadece 2.1 milyonunu aldığına göre 11 milyon Kürtçe konuşan seçmen nerede duruyor ve bunlar ne istiyor?

Cevabı belli: Bu insanlar, ırkçı PKK’nın ölüm tehditlerine rağmen teröre ve bölünmeye oy vermiyor.

Kürt kimliğine ve kültürünü geliştirme çabalarına tabii saygı göstereceğiz... Ama onu aşan tavizlerin, demokrasiye hizmet değil, en başta ülkenin bütünlüğünü isteyen vatandaşlara kötülük ve haksızlık olacağını unutmayalım.

En çok da PKK’ya boyun eğmeyen Kürt kökenli vatandaşlara...

DİĞER YENİ YAZILAR