Tarih şu dönemde Türkiye'nin AKP iktidarı tarafından yönetiliyor olmasını şans olarak kaydedecekmiş..
Başbakan Erdoğan böyle söylüyor.
Tarih propagandadan etkilenmez ama dileriz haklı çıkar.
Bursa'daki bir toplantıda Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu daha doğru şeyler söyledi:
"Hükümet silik bir politika izledi. Bağdat bombalanırken ağlayan bir insanım ama ben, bizim başbakanımızı da Bush'un ve Blair'in yanında görmek isterdim. Bu coğrafyada sadece 'Ben Müslümanla savaşmam' mantığı üzerine devlet politikası uygulanmaz. Yavuz Sultan Selim'in yaptığı en uzun sefer İslâm coğrafyasınaydı!"
Prof. Tatlıoglu, bu gerçeği Tayyip Erdoğan'ın da gördüğünü, fakat meclis grubuna anlatamadığını düşünüyor.
Başbakan Erdoğan son günlerde niçin gergin, "Herkes safını belli etsin" diye arkadaşlarına neden sitemkâr uyanlar yapıyor?. Belki nedeni bu..
Çünkü tezkerenin meclisten geri dönmesiyle tarihin yargısı, ülkenin yazgısı ne olacak, kim suçlacak, bunu iyi biliyor.
Savaş bitti-bitecek.. Irak'a ve bölgeye şekil verecek galipler masasında Türkiye yer alamayacak. Irak'ta geçici hükümeti kimler kuracak?. ABD Dışişleri Bakanı Powell dün "Siyasi riskleri alan ve bunun bedelini hayatlarla ödeyen koalisyonun öncü rol oynaması gerekir" dedi.
Öncü rolünü Iraklı Kürtlere sunan Türkiye, sonunda Kürt devleti tehlikesine karşı alınmış bir söze mum olmuştur. Ama o konuda da rahat değildir ve güvenceyi yine yanlış adreslerde aramaktadır.
Hükümet, cesaretli bir ileri görüşlülükle "koalisyonun tam üyesi olarak" tek başına sağlayabileceği güvenceyi, şimdi Amerika'nın kanun dışı saydığı iki rejimle, İran ve Suriye ile oluşturmaya çalışıyor.
Devlet tecrübesinden yoksun ve dünyanın gidişinden habersiz bu acemi iktidarı korkarız ki tarih Türkiye'nin şansı değil şanssızlığı sayacaktır!
AK mı, yeşil mi?
Almanya'daki Milli Görüş'ün köktendinci olduğu ve Türkiye aleyhine faaliyet gösterdiği gerçeği AKP'yi niçin bu kadar karıştırdı?
Küçük bir zahmete katlanıp Tayyip Erdoğan'ın "AK Parti"yi kurduktan sonraki sözleriyle önceki sözlerini karşılaştırmak bile Milli Görüş'ün köktendinciliğini teşhis etmeye yeter.
Şimdikiler ne kadar "AK" ise öncekiler o kadar "yeşil "dir!
Türk ve Alman devletleri arasında imzalanan zararlı faaliyetlere karşı işbirliği sözleşmesinin ruhunu zedeleyecek bir değişikliğin mecliste kabul edilmesi büyük bir vebal olur.
AKP'nin Milli Görüş kökenli milletvekilleri şunu unutmamalıdırlar:
Milli Görüş, vefa gösterecekleri baba ocağı değil, vazgeçtikleri geçmiştir.
Milli Görüş'ü aklamak, AK Parti'yi karalamak, içtikleri milletvekili andını inkâr etmektir!
Tarihin yargısı
Tarih şu dönemde Türkiye'nin AKP iktidarı tarafından yönetiliyor olmasını şans olarak kaydedecekmiş.. Başbakan Erdoğan böyle söylüyor. Tarih propagandadan etkilenmez ama dileriz haklı çıkar
Haberin Devamı

