Türkiye’yi terörden kurtarmayı vaat eden kararların oluştuğu tarihi günler yaşıyoruz.
Yıllar boyunca Kürtler inkâr ve asimilasyon politikaları ile ret edildiklerine inandırıldılar.
Bu kitleyi politik şantaj kozu olarak kullanmak isteyen dış ve iç odaklar da özellikle son yıllarda gerçekleştirilen reformları inkâr etmeye çalıştılar ama “güneş balçıkla sıvanmaz” sözünün içerdiği hükme boyun eğmek zorunda kaldılar.
Artık “siyasal, kültürel ve ekonomik olarak Kürtlerin dikkate alınmadıkları dönemler” geride kalmıştır.
Bundan böyle değişen Türkiye’nin büyüyen imkânlarından haklarını almak isteyen yığınlar göreceğiz.
PKK terörü, asıl Kürtleri hak ettiklerini istemekten alıkoyuyordu.
Tarih harekete geçti
Yıllardır İmralı’da yatan ve hiçbir şey yapmazsa orada öleceğini bilen Abdullah Öcalan şunu anlamıştır:
Cehennemlik kötülüklerini biraz olsun dengelemek istemiştir.
PKK’nın kirli parasal gücünün kendine bir şey ifade etmediğini ve etmeyeceğini gördükten sonra istismar ettiği zavallı kitlelere borcunu ödemeye karar vermiş olmalıdır.
Financial Times gazetesi dün “Türkiye’nin güneyinde tarih harekete geçti” diye yazıyordu.
Bugün Diyarbakır’da yüz binlerce Kürt kökenli Türk vatandaşı, bu yılki Nevruz’u ruhuna uygun bir şekilde kutlamanın mutluluğunu yaşayacak.
Farkı Öcalan’ın gönderdiği bir çağrı metni yaratacak.
Financial Times gazetesine göre “Her şey planlandığı gibi giderse Diyarbakır iç ve dış siyaseti tamamen tersine çevirecek...”
Süreç için önemli bir aşama sayılan Nevruz çağrısı arifesinde Ankara’daki iki önemli noktaya saldırı düzenlenmesi çok şaşırtıcı değildir.
Melânet iş başında
Önceki gece Adalet Bakanlığı’na iki el bombası atıldı.
AKP Genel Merkezi’ni de roketle vurdular!.. Saldırıları DHKP-C üstlenmiştir.
Bu radikal solcu terör örgütü, son zamanlarda kendisine yöneltilen yoğun baskıyı ve gözaltıları protesto ediyor olabilir.
Bir ihtimal de PKK’nın tasfiye sürecini sabote etmeye çalışan iç veya dış güçlerin bu örgütü taşeron olarak kullanmasıdır.
Türkiye’ye karşı her çeşit terör örgütü Esad için değerli bir kozdur.
Ama terör melânetine karşı kazandığı direnme gücü DHKP-C örgütünü “hükümsüz” sayma rahatlığını Türkiye’ye veriyor.
Birinci ve asıl mesele PKK’nın bitirilmesidir.
PKK bitebilirse stratejik iddiaları hak eden yeni bir Türkiye yolculuğu başlayacaktır.
Tarihi günler
Haberin Devamı

