Üniversitelerdeki karmaşa iktidarın karambol golü atmak için seçtiği oyuncunun isabetini kanıtlamış bulunuyor.
Hukuk egemenliğinin kaybolduğu her toplumda ne olursa o oluyor şimdi. Herkes herkesi yasaları çiğnemekle suçluyor.
Türbana izin verenler “yüksek yargı kararlarını çiğnemek”le, izin vermeyenler “mecliste 411 oyla kabul edilen bir yasanın uygulanmasını önlemek”le suçlanıyorlar.
ODTÜ Rektörü Prof. Akbulut, YÖK’ün yaptığı “türban serbest” açıklaması ile üniversiteleri böldüğünü söyledi dün.
Bu tespit doğrudur ama hayret verici bir durum değildir.
Şu anda, karşı devrim yapmaya adanmış bir zihniyetin sorumsuz cüreti at oynatıyor üniversite dünyasında!
ODTÜ Rektörü Akbulut “Daha önce türbanlı öğrenciler ile türban takmayan öğrenciler arasında hiçbir zaman sorun olmamıştı. Fakat şimdi bazı öğrenciler dün ODTÜ’de türbanlı öğrencilere karşı eylem yaptı. Yarın da yapacaklar” dedi.
Korkutucu belirtiler
Üniversite yönetimleri ve öğrenciler, yakın geçmişin tecrübelerini hatırlayarak bilim yuvalarını haydutların ve topluma tuzak kurmuş rejim düşmanlarının av sahası olmaktan korumak için her fedakârlığı göze almalıdırlar.
Dün CHP ve DSP milletvekilleri ile Bağımsız Kamer Genç’in imzalarını taşıyan bir dilekçe ile muhalefet, türban yasağını kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen anayasa değişikliğinin iptali veya yok hükmünde sayılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Dilekçede, doğabilecek tehlikelere meydan vermemek amacıyla söz konusu anayasa değişikliklerini durduran bir kararın öncelikle çıkarılması da talep edildi.
Davanın sonuçlanmasını beklemeden yasanın yürürlüğünün durdurulması, kışkırtmalara açık bir kaos ortamının korkutucu belirtileri hemen kendisini gösterdiği için büyük önem taşıyor.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz dün, gençler üzerinden siyaset yapan art niyetli insanlar yüzünden üniversitelerin tarikat ve cemaatlerin tehdidi altında olduğunu söyledi.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt’ün dediği gibi yüksek mahkeme herhalde “konunun önemi nedeniyle dava dosyasını mümkün olan süratle ele alacaktır.”
Bilgenin uyarıları...
Yargı, laik demokratik rejimi koruma sorumluluğu alanında cumhuriyet tarihinin belki de en kritik kararını verecektir.
Çağımızın büyük teorisyen ve düşünürlerinden Francis Fukuyama dün CNNTürk’te Mithat Bereket’in sorularını cevaplarken bize önemli uyarılar gönderdi.
Mesela türban yüzünden yaşanan tartışmaların ve ayrışmanın Türkiye’de laikliğin sonunu getirme tehlikesi doğurduğunu anlattı.
Şu anda bir geçiş süreci yaşadığımızı, sınırda dolaştığımızı, nereye gideceğimizin belli olmadığını, türban sınavının pek çok bilinmeyeni belirgin hale getireceğini söyledi.
“Türkiye İslâm’ın demokratik bir biçimini yaratabilir ya da daha aşırı biçimlere kayabilir” dedi.
Peki AKP için ne düşünüyor?
“Dini duygulara hitap eden, aynı zamanda fikirlerini modern demokratik pazara götürebilen bir parti de olabilir, daha radikal bir İslâm’ın habercisi de olabilir. Şu anda belirsizlik var ve insanlar hangi yönde evrimleşeceğini bilmiyor.”
Sıkıntımız şu; geminin dümeninde, niyetinden emin olmadığımız bir kaptan oturuyor.
Tehlikeyi algılamış bir toplum çoğunluğu yok. Toplumsal savunma mekanizmalarını harekete geçirecek inandırıcılığa sahip bir muhalefet de bulunmuyor.
Umut yargıdır ve şimdi söz onda!
Tarihi günler...
Haberin Devamı

