Meclisin dün tarihi bir toplantı gerçekleştirdiğine siz de inanıyor musunuz?
Çünkü önemli bir çoğunluk bu nitelemeyi alaycı bir yaklaşımla yapıyor.
İçişleri Bakanı’nın açılım diye saydığı adımların bir kısmı zaten hayata geçirilmiş olan haklardır. Geri kalanlar ise başkaldıranları silâh bırakmaya ikna etmeyecek vaatlerdir.
Ama biz “Kürt sorunu” temelinde şekillenmiş “demokratik açılım”ın -en son anda Başbakan’ın kışkırtmaları sonucu CHP’lilerin birleşimi terk etmesini hariç tutarsak- beklenmedik bir sabır ve anlayış havası içinde tartışılmış olmasını, köklü dönüşüm getirecek bir sürecin başladığına işaret saydığımız için önemli bulduk.
O yüzden “tarihi birleşim” deyimini hak ettiğini düşündük.
Eleştiri düzeltir
İktidar ve muhalefet liderleri sözlerini sakınmadan her şeyi ortaya koymuşlardır. Baykal ve Bahçeli’nin tutumları, AKP iktidarına yürüdüğü yolda destek ümidi vermiyor.
Fakat uygun bir yol haritası için fikir veriyor.
İki muhalefet lideri de silâhını bırakmayan ve terörden vazgeçtiğini söylemeyen bir terör örgütünü AKP’den başka dünyada hiçbir hükümetin muhatap almadığını hatırlatırken elbette eleştiri ortaya koymuşlardır.
Ama acaba iktidarın bu eleştirileri kendini düzeltmek için değerlendirmesi şansı yok mudur?
Biz olacağını düşünüyoruz. Çünkü her görüş toplumda yankı buluyor ve yaklaşımları etkiliyor.
İngiliz dürbünü
Düne kadar yaşananlar nasıl AKP iktidarını “tek millet, tek devlet, bölünmez vatan” vazgeçilmezlerini kırmızı çizgileri olarak yüksek sesle ilân etmeye mecbur etmişse dünkü meclis görüşmeleri, iktidarın terör örgütü ile yürüttüğü dolaylı ilişkileri etkileyecektir.
Silâhını bırakmaya razı olmadığı sürece muhatap bulmakta zorluğa düşecek olan terör örgütü, durumunu yeniden değerlendirmeye ve talepte bulunurken toplumun tahammül duygusunu zorlamaktan sakınmaya mecbur olacaktır.
İtibarlı The Economist dergisi son sayısında dikkat çekici bir değerlendirme yaptı:
“AKP hükümeti muhalefetin suçlamalarına kulağını tıkamış bir şekilde Kürt sorununu çözmek için cesur hamleler yapıyor. Yaşanan sarsıcı tartışmalara karşın Türklerle Kürtler arasında barışa hiç olunmadığı kadar yaklaşıldı..”
Uluslararası koşullar PKK’nın sonunun geldiğine işaret ediyor. Economist’in dayandığı temel gerekçelerinden biri budur.
Mesele şu anda olgunlaşmış olan meyveyi ağaçtan toplayacak hareketin yapılmasıdır.
Terör sorununu da içine alan Kürt sorununun çözümü için doğmuş bulunan elverişli ortamı iktidar ve muhalefet işbirliği halinde değerlendirmelidir. Irak’ta ve dağlarda barınma imkânı kalmayan PKK’nın kent terörüne geri dönmemesi mutlaka sağlanmalıdır.
Dünkü genel görüşmenin ilk saatleri, bu basirete sahip bir meclisin varlığını bize hissettiriyordu!
Tarihi birleşim
Haberin Devamı

