Açılıma ne isim verirseniz verin; önemli olan herkesin gönlündeki hedefe ulaşmaktır.
O hedef de Başbakan’ın ifade ettiği gibi “Gözü yaşlı anaların feryadını dindirmek”tir. Böyle bir mutlu sonu ancak terörün silâhları sustuğu, şehit cenazelerinin gelişi durduğu zaman idrak edeceğiz.
Her adımını önümüzdeki seçimde oylarını arttırır mı, eksiltir mi hesabı yaparak atan iktidar sözcüleri pek inandırıcı olamıyor.
Fakat Başbakan Erdoğan’ın gelişmeler hakkında bilgi verdiği son zemin, dinleyicilerinin özelliğinden gelen bir inandırıcılık taşıyordu.
Başbakan’ın iftar yemeğinde topladığı kişiler Ankara’daki yabancı büyükelçilerdi.
Başbakan’ın dediklerini kolayca soruşturacak olanaklara sahip bu diplomatlara gerçek olmayan şeyler söylemenin yararı, anlamı olamazdı. Çünkü yabancı büyükelçilerin bir kısmı, yürütülen temasların içinde rol oynuyor, geri kalanları da olan biten çok şeyi yakından izliyordu.
Tayyip Erdoğan önlerine çıkacak engellerden yılmayacaklarını belirttikten sonra onlara şu önemli sözleri söyledi:
Çözüme yakınlık...
“Hassas bir süreçten geçiyoruz ancak altını çizerek ifade ediyorum çözüme her zamankinden daha yakınız. Çözüme yönelik umutlarımız her zamankinden fazla ve biz bu işi mutlaka çözmeliyiz diye inanıyorum.”
Düne kadar AKP’nin ucuz bir seçim yatırımı peşinde koştuğu düşüncesini taşıyordum. İktidar içeriğini açıklamadığı için riski olmayan bir hayali projeye mucize marifeti yükleyecek, ama muhalefet yüzünden hayata geçirilemediğini söyleyerek seçime gitmeyi deneyecek tahmini yapıyordum.
Büyükelçilere Başbakan’ın yaptığı açıklamalar, projenin boş olmadığı ümidini veriyor. Muhalefet elbette şüpheci olacaktır ama iktidara hiç değilse kapılarını açık tutarak danışma imkânını tanımalıdır.
Son çabaların PKK’yı silâhsızlandırma amacına yoğunlaştığı haberleri geliyor.
Konuşulan yaygın bir senaryo 100 veya 200 terör örgütü üyesinin sınıra gelip silâhlarını bırakarak teslim olacaklarıdır.
Öyle bir başlangıcın kamuoyunda yaratacağı olumlu havanın çok şeyi değiştireceğini söyleyenler haklı çıkabilir.
Tahrik etmeyin!
Başbakan önemli bir şans doğduğunu ve çözüme hiç olmadık biçimde yakınlaştığımızı söylüyorsa gerçekliğini sınamak gerekir.
Bu elbette açık çek vererek olmayacaktır. Ama bu şansı kullanmak lâzım.
Türkiye ancak PKK teröründen kurtulduğu zaman gerçek anlamda özgür olacaktır.
Güneydoğu’da bir soruşturma nedeniyle on DTP’linin tutuklanmasına DTP Meclis Grup Başkanvekili Demirtaş’ın gösterdiği tepki aşırı olmuştur.
PKK kan dökmek için bahane bile aramıyor.
Demirtaş’ın sözleri DTP’yi terör tahrikçisi ve açılım kundakçısı konumuna sokuyor.
DTP’liler için PKK’yı gözden çıkarmak zor olabilir ama bu kadar belli etmek de ayıp oluyor!
Tanıklar sağlam
Haberin Devamı

