“Tamamıyla ideolojik”

Haberin Devamı

Başbakan’ın gazabından kaynaklanan bir talihsizlik Sağlık Bakanı’nı yerinden uçuracak diye ödüm kopuyor.

Çünkü kabinede yaşanan kuzuların sessizliğini bozan tek adam o!

Başbakan, domuz gribi aşısıyla ilgili inadını sürdürüyor. Dün sabah gazetecilere cami önünde “Benim ailemde kimse aşı olmadı” dedi bir kez daha.

Aynı saatlerde Sağlık Bakanı Recep Akdağ muhatabının kim olduğu belli olan şu uyarıyı yapıyordu:

“Aşılanma konusunda vatandaşların kafasını karıştıracak her ifade -Allah korusun- ölüm sayılarının artması ile sonuçlanır. Onun için hiçbirimiz vatandaşın kafasını karıştırmayalım!”

Sağlık Bakanı’nın tutumu, bakanlar kurulu içinde ülkeyi tek adam diktasına karşı koruyacak en azından bir tane faziletli adamın var olduğu ümidini bize veriyor.

Başbakanımız aşı konusunda bilime ve küresel otoritelere ters düşüyor, sözleri ile halk sağlığını tehlikeye sokuyor.

O kadarla kalsa yine iyi; üniversiteye girişte katsayıları eşitleyen YÖK kararını durduran Danıştay hükmü için de şunu diyebiliyor:

“Bu karar tamamıyla ideolojik bir karardır. Böyle bir ideolojik kararı anlamakta zorlanıyoruz. Bunun kabul edilir hiçbir yanı yok!..”

Bakan’ı Allah korusun

Başbakan’ın katsayı ile ilgili yargı kararı ve aşı karşısındaki tepkileri, verdiği bütün kararlara örnek olacak değerdedir.

Her koltukta yaptığı işin doğru yürümesine Sağlık Bakanı gibi dikkat eden bakanlar yok maalesef. Dolayısıyla biat kültürünün yarattığı zavallılık haberimiz bile olmadan öteki bakanlıklarda hangi yanlışlara ve zararlara sebep oluyor; bunu öğrenemiyoruz.

Yanlışlara itiraz edecek cesarete sahip başka bakanlar bulunmadığı sürece de öğrenemeyeceğiz.

İhtiyacımız Recep Akdağ örneğinin çoğalmasıdır ama o tek örneğe dahi tahammül edilemeyeceğinden korkmalıyız.

Çünkü işine gelen yargı kararlarını alkışlayıp hoşuna gitmeyenleri “ideolojik” diye yaftalayan bir anlayış kendini tutamaz toplumun tepkisinden de çekinmez.

Asıl ideolojik karar, YÖK’ün üniversitelere girişteki katsayı farklarını kaldırmasıydı.

Amaç da imam hatip lisesi mezunlarının üniversitelere girişini kolaylaştırmak, böylelikle imam hatip liselerinde okumak isteyen çocukların sayısını artırmaktı.

Mağdurlara kapı açın

Bu amaç gerçekleşmiştir.

YÖK kararından sonra imam hatip liselerine kayıt yaptıran gençlerin sayısı üç kat artmıştır.

İktidar camilerde imam azlığı var da onu gidermek için yapmıyor bunu, amaç imam hatip liselerini çoğaltarak laik eğitime alternatif din eğitimini yaygın hale getirmektir.

Başbakan dün “Bu ülkede mağdurların haklarını arama noktasında olan bir iktidar olarak yargı karşısında yapılması gerekenleri bayramdan sonra değerlendireceğiz” diyordu.

Gerçekten böyle bir borçları var.

Çünkü yargıdan döneceğini bile bile YÖK’e aldırdıkları karar yüzünden binlerce genç mağdur olmuştur.

Bu çocukların pek çoğu üniversiteye daha kolay gireceklerini düşünerek imam hatip okullarına yazıldı.

Başbakan bu çocukları mağdur etmek istemiyorsa, imam hatiplerden genel liselere geçişi kolaylaştıracak bir kanal açılması için YÖK’e emir vermelidir.

Görüyorsunuz; aşı ve üniversiteye giriş gibi teknik konular bile ideolojik takıntılar yüzünden çözümsüz meseleler haline dönüşüyor!

DİĞER YENİ YAZILAR