Tam bölücülük!

Eğer Türk Ordusu ile Kürtler arasında Kerkük’te bir savaş durumu yaşanırsa ne olurmuş biliyor musunuz?

Haberin Devamı

Eğer Türk Ordusu ile Kürtler arasında Kerkük’te bir savaş durumu yaşanırsa ne olurmuş biliyor musunuz?

“Diyarbakır’daki, Van’daki ve İstanbul’daki Kürtler de sonuçta Kürt’tür” diyor DTP’nin Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu...

Kuzey Irak’taki Kürt liderler “Türkiye içişlerimize karışırsa biz de onların içini karıştırırız” diye tehdit savurmuşlardı ya DTP İl Başkanı Aydoğdu, bu tehditlerin yabana atılmaması gerektiğini belirtmiş oluyor.

Aydoğdu’nun, ağzından çıkanı kulağı duymayan bir siyaset acemisi olmasını temenni ederiz.

Çünkü bu senaryo bilinçle söylenmişse, Abdullah Öcalan’ın uzaktan kumanda ettiği bu parti, bölücü siyasetin yeni bir aşaması için gazlanmış demektir.

Öyle ya DTP İl Başkanı’nın tehdidi endişe değil de sanki bir temenniyi içinde saklıyor.

Amaç, Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlar hakkında zehirli bir şüphenin zihinlerde uyandırılmasıdır.

Çünkü PKK çok istediği halde şimdiye kadar milleti bölerek birbirine düşüremedi.

Devletle çatışarak da istediği yere gelemedi. Şimdiki taktik belli ki halkı bölerek birbirine düşman etmektir.

DTP Diyarbakır İl Başkanı Aydoğdu Kürtlerin ayrı olduğu mesajını, ihanet anlamına gelecek bir müeyyide koyarak verme cüretini gösteriyor.

Burada çok yönlü tahrikler ve çok yönlü bir tuzak vardır.

Kuzey Irak’a yönelik bir harekât söz konusu olduğu takdirde içerde, sırtımızdan vurulacağımız güvensizliğini uyandırmak, her şeyden önce Kürt kökenli vatandaşlara haksızlıktır.

Kürt kökenli vatandaşlara yönelik bu töhmet, Türk milliyetçiliğini tahrik ederek “Kürt sorunu” karşısında bir “Türk sorunu” yaratma hesabı da güdüyor olabilir.

Yalnız Kürt kökenli yurttaşlar değil tüm ulus ırkçı komploların hedefindedir. Dikkat!

*****

İmdat!
Namuslu insanlar için cehennem, haydutlar için cennet haline geliyor ülkemiz.

Terör dönemlerinden daha yaygın bir asayişsizlik hüküm sürüyor. Ülkeyi yönetenler korumalı lojmanlarında halkın çektiği sıkıntılardan habersiz.

Bakın bugünün ibretlik haberi: 200’den çok sabıkası olan profesyonel bir hırsız iki hafta önce hapisten çıktı, yine 6 suç daha işlediği gerekçesiyle yakalandı ama mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Böyle biri Amerika’da hapiste çürür. Üçüncü kez hırsızlık yapanın 20 yıldan aşağı kurtulması mümkün değil.

İleri demokrasilerde meclisler, artan suç türlerinde cezaları ağırlaştırırlar.

Haydi, siyasetçimiz geri diyelim... Peki hakimler ve savcılar niçin “durumdan vazife” çıkarmıyor?

Niçin cezalara üst limitlerinden hükmetmiyorlar?

Bari yargımız daha aktif olsun. Yoksa durum vahim.

“Silâh taşıma hakkı kolaylaştırılsın” diyen mektuplar hızla artıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR