Takıyye itirafı

Ekonomide ve AB yolunda kararlı ve hızlı davranan bir iktidar, yıllarca özlemimiz oldu. 3 Kasım seçimlerinden çıkan tek parti iktidarı, bu özlemin dayandığı teşhisin doğruluğunu kanıtladı

Haberin Devamı

Ekonomide ve AB yolunda kararlı ve hızlı davranan bir iktidar, yıllarca özlemimiz oldu. 3 Kasım seçimlerinden çıkan tek parti iktidarı, bu özlemin dayandığı teşhisin doğruluğunu kanıtladı. Acemi, üstelik rejim kaygısı yaratacak şüphelerle malûl olduğu halde AKP iktidarı, Türkiye'nin gidişini değiştirdi. Enflasyonu yeneceğimize olan güvenimiz artmış, faizler düşerken büyüme yeniden canlanmış, AB'den üyelik müzakerelerine başlamak için tarih almanın alt yapısı neredeyse tamamlanmıştır. Toplumlar başarıyı korurlar. Nitekim Türk halkı da AKP iktidarının kusurlarını mesele yapmamaya, değişim iddiasını doğrulayan adımlan coşku ile karşılayıp teşvik etmeye özen gösteriyor. Meselâ iktidarın devletteki kadrolaşma çabalarını, laik eğitime alternatif üretme hilelerini eleştirirken ölçülü, fakat basanları överken cömert davranıyor. Bu tavır yanlış anlaşılmamalı. Güven daha tam kazanılmamıştır. Tayyip Erdoğan'ın "Biz değiştik" iddiası halâ "inşallah" destekli bir vaad niteliğindedir.

Gerçek amaç ne?
Meclis Başkanı Arınç, AKP'ye yönelik bu ihtiyatlı yaklaşımın pek de haksız olmadığını kanıtlayan bir konuşma yaptı dün. İstanbul'daki bir toplantıda "Karşımıza sürekli takıyye sözcüğü çıkmaktadır. İnsanlar gerçek amaçlarını saklamak ihtiyacını duymaktadırlar" dedi. Ne demek bu?. Arınç açıyor: "Anayasa'nın kalıpları içinde parti kurmaya, Partiler Kanunu'nun kalıpları içinde faaliyet göstermeye mecbursun. Siz kafanızdaki dünya görüşünü Anayasa'nın kalıpları içinde meşruiyet çerçevesine koyamadığınız sürece her gün sözlerinizle, davranışlarınızla bir samimiyetsizlik içinde olacaksınız.." Bülent Arınç bu sözlerle kimin zorluğunu anlatıyor? "Kişi, kendinden bilir işi" demişler. Arınç kaynaklı bu lâf kalabalığından yeterince açık bir itiraf çıkmaktadır: "Takıyye suçlamalarının baskısı altında takıyye yapmak zorunda kalıyoruz!"

Maskeli siyaset
Şimdi sormak lâzım Bülent Arınç'a: Takıyye baskısı, sizi hangi amaçlarınızı saklamak mecburiyetine sokuyor? Başbakan Erdoğan uluslararası zeminlerde "galiba gerçekten değişti" dedirtecek şeyler söyledi. Meselâ Ambrosetti Doruğu'nda "Atatürk öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz cumhuriyet devrimlerinden bu yana kendimizi Avrupalı tanımlıyoruz. Türkiye'yi Avrupalı yapan, Avrupa'nın temsil ettiği değerleri, katılımcı demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, laikliği, düşünce ve vicdan özgürlüğünü benimsemesidir" demişti. Tayyip Erdoğan'a da sormak lâzım: Bu sözleri size aklınız ve değişime uğrayan inancınız mı söyletti yoksa Anayasa'nın kalıpları içinde görünme mecburiyetiniz mi? Siyaseti maskeli baloya çeviren takıyye illetinin suçlusu Anayasa değil, samimiyetsiz politikacılardır!

DİĞER YENİ YAZILAR