Basiret ve dirayet... Biri öngörü, diğeri bilgi, zekâ ve kavrayış yeteneğini ifade ediyor.
Türkiye’nin şu dönemde en çok muhtaç olduğu değerler...
Üniversiteleri yeniden terör ve anarşinin sahnesi hâline getirecek tırmanışı durdurmazsak yazıklar olsun bize.
Çünkü yalnız aptallar için tarih tekerrürdür!
Göktürk-2 adlı Türk uydusunun Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ndeki fırlatılış törenine katılan Başbakan’ın bir grup öğrenci tarafından protesto edilmesi ve onu izleyen olaylar, 1980 öncesinin uğursuz anılarını uyandırıyor.
O senaryoların tekrarlanmasını hayal edenlere imkân vermemek hepimizin borcudur.
Başbakan’ın olaylar ardından gösterdiği tepki, kişiliğini yansıtıyor, o bakımdan beklenmedik bir durum değildir. Ama yerinde bir uyarı mıdır, yoksa tahrik nedeni mi; iyi düşünmeli.
“Yahu böyle öğrenci olur mu? Bu nasıl öğrenci? Bu nasıl bir rektör ve nasıl bir yönetim?”
Başbakan’ın sert eleştirileri bir anda üniversiteleri bölmüştür. Bazı üniversite yönetimleri hükümetten yana tavır alırken bir kesimi, polisin orantısız güç kullandığını düşünerek olayı kınayan ODTÜ yönetiminin safında yer tutmuştur.
Bölünme bu kadarla kalmamıştır.
Pek çok üniversitedeki öğretim elemanlarının rektörleri gibi düşünmediklerini ilân eden bildirileri dün peş peşe geldi.
Yani bir yandan üniversiteler bölünürken bir yandan da aynı üniversitenin farklı düşüncedeki elemanları karşıt saflara savrulmuşlardır.
Bu günler kim haklı, kim suçlu yargılamasının yapılacağı zaman değildir.
İktidar ve muhalefet sözcülerinin demeçleri suçlayıcı ve kışkırtıcı olmamalıdır.
Polis ceza veren işlevinden uzaklaşıp, ifade ve gösteri özgürlüğünü kullananlara hizmet eden, güven veren bir duruş sergilemelidir.
“Her özgürlük güvenlik riskini artırır” demesin kimse.
Demokrasi “devam mı, tamam mı” sorusunun her gün oylandığı bir referanduma benzese bile özgürlüklerden vazgeçilemez.
Farklı, hatta karşıt görüşlerle birlikte yaşayacağız!
Böceğe tedbir düzenli temizlik...
Gizli dinleme, insanların mahremiyetine yapılmış en aşağılık tecavüzdür.
Nedense yıllardan beri bir kısmımız bu rezilliğin sebebi, büyük bir kısmımız da mağduru oluyoruz.
Hele Başbakan’ın da dinlendiğinden şikâyetçi olması, bu tecavüzlerin bir gün gelip biteceğine dönük umutları öldürüyor.
MHP’li Oktay Vural dün haklı bir yorum yaptı:
“Başbakan bunu söylediği zaman yakalar, getirir” dedi.
Bunu yapamadığına göre Başbakan ne demek istiyor?
“Beni dinlediklerine göre hepinizi dinleyebilirler!”
11 yıllık Başbakan’a mağdur rolü yakışmaz.
Buna rağmen sözleri mahremiyetine düşkün insanlara yol yöntem gösteriyor.
Herkes ve özellikle de ileride delil olarak kullanmaya müsait sırlarla yaşayanlar sık sık temizlik yapacak.
Yaşadığı mekânları temiz tutacak.
Bakılmayan yer böcek yapıyor!
Tahrik etmeyin!
Haberin Devamı

