Tahrik etmeyin!

Haberin Devamı

Pehlivanlar tutuşmadan önce peşrev yaparlar. Bu yaptıkları dansa benzer, güreş değildir.

İktidarın “Kürt Açılımı” da bir türlü peşrevden güreşe geçemiyor.

AKP’nin tutumu, “açmam, açamam, söyleyemem; çünkü derinde” diye başlayan bir eski şarkıyı hatırlatıyor.

Bülent Arınç’ın bahsettiği risk faktörleri bütün sorumluluğu tek başına sırtlamaktan iktidarı uzak tutuyor.

Başarı olursa iyi, ödül onların olacak. Ama başarısızlık halinde yükü birilerinin paylaşmasını istiyorlar.

Başbakan’ın muhalefete yönelik öfkesinin sebebi bu!

Bunda garipsenecek bir şey yok. Tuhaf olan Başbakan’ın muhalefet partilerini kayıtsız şartsız işbirliği yapmaya mecbur saymasıdır.

Hiçbir parti içeriğini bilmediği bir “açılım” için kefil olmaz.

Bazı köy ve kentlere Kürtçe adlar vermeye başlamanın yarattığı şüphe boşuna değildir. İtiraz edenler Cumhurbaşkanı Gül’ün attığı bu adımı, terör örgütüne karşı tavizkâr bir başlangıç olarak değerlendirmiştir.

Örnek pek uymadı...

Başbakan dün bu eleştirileri güya cevaplamaya çalıştı:

“Alpaslan 1071’de kazandığı zaferle Anadolu kapılarını açtı. Siz Alpaslan’dan daha mı milliyetçisiniz? Malazgirt Ermenice bir kelime.

Rahmetli Orhan Gazi Bursa’yı fethetti, ona dokunmadı. Bursa Rumcadan geliyor.

Gazi Mustafa Kemal Ankara’yı başkent yaptı ama Ankara ismini değiştirme gereği duymadı. Siz Gazi Mustafa Kemal’den daha mı milliyetçisiniz? Ankara, kökeni itibariyle Latince..”

Muhalefeti ikna edecek sözler değil bunlar. Başbakan’ın verdiği örnekler, fetheden, devlet kuran, ufuk açan önderlerdir ve içinde bulunduğumuz durumla benzerlik taşımıyorlar.

Bugünün meselesi, şiddet şantajına boyun eğmeye teşne bir zihniyetin işbaşında olduğu endişesidir. Bu taviz politikasının çözüm şöyle dursun sorunu azdıracağı korkusudur.

Başbakan’ın dünkü en olumlu icraatı CHP ve MHP liderlerine yönelttiği “Gelin, bu sürecin dışında kalmayın” çağrısıdır.

“Birliğimizi, bütünlüğümüzü asla tartışma konusu yapmayacağız” güvencesi, Başbakan’ın muhalefet liderlerine yaptığı çağrıyı daha değerli kılıyor.

Eruh değil Pınarcık

Erdoğan DTP’ye de yerinde bir uyarıda bulundu. DTP sözcülerini tahrik edici açıklamalardan sakınmaya çağırdı.

Gecikmiş bir uyarıdır. Hükümet işin başında DTP yöneticileriyle beraber barış yapıcı niyetin inandırıcılığını kanıtlayacak şartlar saptayabilirdi.

Siirt’in Eruh ilçesinde bugün bir festival düzenlenecek.

PKK’nın devlete isyanını ilân ettiği ilk silâhlı eylem 25 yıl önce bugün Eruh’ta gerçekleşmişti.

Öcalan yol haritasını açıklamak için bu tarihi seçmiştir.

DTP Milletvekili Osman Özçelik “Sayın Öcalan ‘gidin Kürt açılımını Eruh’ta açıklayın’ derse avukatları buraya gelip yol haritasını açıklayacaklar” demiştir.

Böyle bir davranış tahrik olur. Şehitlerin kutsal fedakârlıklarını değersizleştirme saygısızlığı olur. Terörü yüceltmek olur.

Bu kafa da, ona boyun eğen zavallılık da barış yapamaz.

Öcalan katkı yapmak istiyorsa pişmanlık mesajı vermelidir. Kentlerdeki kalleş saldırılar bir yana Güneydoğu’da yüzlerce köy ve mezrada katliamlar yaptılar.

Avukatlarını Eruh yerine Ömerli’nin Pınarcık köyüne gönderebilir mesela..

Adamları orada bir gece 16 çocuğu öldürmüşlerdi.

Ya da 6 öğretmeni öldürdükleri Tunceli’nin Derekent beldesine...

DİĞER YENİ YAZILAR