Bizim cumhurbaşkanının Fransa devlet başkanından pek geri kalır yanı yoktur.
Çünkü Çankaya, parlamenter sistemlerdeki devlet başkanlarının çok ötesine geçen görev ve yetkiler kullanıyor. Onu keşke Fransa’daki gibi halk seçebilseydi. Ama meclis tarafından da seçiliyor olsa sürecin mutlaka daha demokratik hale getirilmesi gerekiyor.
Seçimi Fransa ile aynı dönemlerde yapacağız. Bakıyoruz, onlar adayları aylar öncesinden tanıdılar, partilerin içinde, sonra kamuoyu önünde hepsi erdemleri ve eksikleri ile didik didik edildi.
Bizde ne oluyor?
İktidarın sayı gücü, kimi isterse onu seçmeye yeterli. Fakat demokratik temsil ve demokratik meşruiyet bakımından sorunlarla karşılaşacaklarını bildikleri için partide “sıkıyönetim” uygulanıyor.
Aday olmak şöyle dursun, bu konuda görüş açıklamanın bile ağır bedeli ağızlara fermuar çekiyor.
Arınç hazır aday..
Liderin koyduğu “konuşma yasağı”nı sadece Meclis Başkanı Arınç çiğniyor. Dört yıl önce türban toz dumanı arasında Tayyip Erdoğan’a çalım atarak Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Bülent Arınç belli ki aynı senaryo ile “Çankaya’ya yolculuk” belgeseli çekmek istiyor!
Geçen gün Başbakan Mayıs’ta Çankaya’ya çıkacağını, yedi yıl sonra da siyaset defterini kapatacağını ima etti.
Arınç kendisini o kadar kaptırdı ki daha fazla susamadı ve iki gün önce “Başbakan 5 yıl daha kalmalı” diye açıklama yaptı.
Arınç, cumhurbaşkanının seçiminde uzlaşmayı sağlayacak nitelikleri sayarken kendisini tarif etmeye çalışıyor. Neymiş?
Devlet tecrübesi ve siyasi bilinci gelişmiş, özgürlükleri savunan halktan yana biri olmalıymış cumhurbaşkanı olacak kişi.
Tabii ki bu özellikler yüceltir adayı. Ama adayların kişilikleri asıl devletin tekilliğine ve rejimin laikliğine dayanan cumhuriyete bağlılık temelinde yükselmelidir.
Korkarız ki asıl sorun bu noktadadır.
Hanedan tırmanışı
Açılacak bir seçici tartışma AKP’ye büyük zarar verebilir. O nedenle iktidar meclisteki sayı üstünlüğü ile cumhurbaşkanı seçimini bir “taç giyme” törenine çevirecek, seçimi oldu bittiye getirecektir.
Çünkü mutabakat aramak, adayların irdelenmesi demektir.
Gerek Erdoğan’ın, gerekse Arınç’ın sicilleri, olsa olsa aday gösterilmemeleri konusundaki mutabakatın gerekçesi olabilir.
Bazıları Başbakan’la uğraştığımızı söylüyor. Haşa...
“El Kadı’ya kefilim”, “Ananı al da git”, “Ulemaya sor” gibi incileri unutmaya çalışırken yeni sürprizlerle bizi şaşırtan, milletin sabrı ile asıl uğraşan Başbakan değil mi?
İşte dün aile boyu iktidar tırmanışına yeni bir sayfa eklemiş, kızını Türk delegasyanu içinde Afrika zirvesine sokmuştur.
Türk halkına uygulanan tahammül sınavında yeni bir zirvedir. Geçmiş olsun!
Tahammül sınavı
Bizim cumhurbaşkanının Fransa devlet başkanından pek geri kalır yanı yoktur
Haberin Devamı

