Susun artık!

İktidarın üniversitelere yönelik niyeti, çatışma risklerinin tohumlarını taşıyordu. İki taraf da gergindi ve eninde sonunda patlayacağını bildikleri kavganın suçlusu görünmemek için ilkeli uzlaşmalara acıkmış gibi rol yapıyorlardı

Haberin Devamı

Çağdaş toplumlar tartışmayı, çözümlerin anahtarı olarak kullanırlar. Biz kördüğüm ve kavga üretiyoruz.

İktidarın üniversitelere yönelik niyeti, çatışma risklerinin tohumlarını taşıyordu. İki taraf da gergindi ve eninde sonunda patlayacağını bildikleri kavganın suçlusu görünmemek için ilkeli uzlaşmalara acıkmış gibi rol yapıyorlardı.

"İçinde bastırdığı şahinleri tutamayacağı an ne zaman gelecek" merakında olanları Başbakan Erdoğan çok bekletmedi.

Önce Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü, imam hatipleri "arka bahçe" olarak gören zihniyetin devam ettiğini söyledi.

Ardından 9 Eylül Üniversitesi Rektörü "Hepimiz birer Kubilay olmaya hazırız" dedi.

Ve Kasımpaşalı Başbakanımız parladı:

"Üniversite rektörü olmak insana edep dışına çıkma yetkisi vermez. Önce edep öğrensinler ve ona göre hükümeti eleştirsinler!"

Kelle koltukta..
Amaç, kavga çıkararak özü karambole getirmek ise, başarılmıştır. Çünkü bu üslupla hiçbir sorun çözülemez.

Hemen söyleyelim: İki tarafın üslubu da toplumun özlemlerine uygun düşmüyor.

Kubilay örneği talihsizdir. Kubilay'dan 73 yıl sonra cumhuriyet, bu ülkenin vatandaşlarından hâlâ kelleyi koltuğa alma fedakârlığı mı bekliyor?

Bazı rektörler, sahte mehdi Derviş Mehmet zihniyetinin bu iktidarla hortladığına mı inanıyor?

Bu kadarı fazla. Çünkü bu üslup eleştiri değil, hakaret ve tahriktir. Böyle bir iklimde akılcı tartışma ve uzlaşma olmaz.

İbretli geçmiş
İktidar da hem temeldeki yanlışını, hem zamanlama hatasını görmelidir artık.

Cumhurbaşkanı "Üniversitelerin siyasallaştırılmasına ve siyasal gücün etki alanına girmesine olanak verecek yöntem ve yaklaşımlar kabul edilemez" diyor.

Başbakan bu uyarıya cevap olarak, öğretim üyelerine partilerin üst kurullarında, öğrencilere de siyasi kuruluşlarda görev alma hakkı tanındığını hatırlatıyor ve üniversitelerin zaten siyasetin içinde olduğunu söylüyor.

Hayır, aynı şey değil...

Bu haklarla kanun koyucu, üniversite hocalarına ve öğrencilere "Siyaset yapacaksanız üniversitede değil gidin partilerde yapın" demek istemiştir. Bu tedbirle üniversiteleri korumuştur.

Üniversiteleri siyasi ve ideolojik çıkar çatışmalarının arenası haline getirmenin ibret dolu tecrübelerini bu millet unutmadı.

Hocalar bunu tahkir ve tahrike başvurmadan hatırlatmanın, iktidar da bunu anlamanın basiretini göstermek zorunda.

DİĞER YENİ YAZILAR