Sürpriz parti

Haberin Devamı

Katılım töreninde CHP rozeti takan çarşaflı kadınlar üstüne yazılmış güzellemeleri hatırlayın...

Genel Başkan Deniz Baykal “çarşaflıları yargılamamak ve onları blok halinde itmemek” gerektiğini söylerken Genel Sekreter Önder Sav “Oy verecek insanlara CHP’nin kapısını kapatamayacaklarını” döktürüyordu.

“Açılım” diye adlandırılan bu “karşı devrim” girişimine karşı koymaya çalışanlar “CHP’yi güdük bırakarak AKP iktidarının sürekliliğine hizmet eden dar görüşlüler” diye yerin dibine batırılıyordu.

Ne oldu dün?

Çarşaflı kadınlar CHP rozetlerini çıkarıp attılar, ağızlarına geleni söylediler ve çekip gittiler. Çünkü kendilerini CHP’ye kayıt ettiren “ağa”larına verilen “Eyüp Belediye Başkanlığı seçiminde adayımız olacaksın” sözü yerine getirilmemişti.

Gördünüz mü, Atatürk yine haklı çıktı.

Onun öğüdünü herkes unutabilir de CHP’nin unutması, kurumsal hafızasının ve kurucusuna bağlılığının bu kadar zayıf olması kabul edilemez.

Laikliğin din düşmanlığı olduğunu söyleyenler, dini geçim kapısı görenlerdir aslında. Çünkü dinin ve inancın temiz kalması için en önemli sigorta laikliktir.

Atatürk’ün şu sözünü kimse unutmamalı:

“Din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir.”

Tutulacak yanları yok


O katılım, din duygularını siyasi amaçlarla sömürmenin, ileride çok pahalıya mal olacak ayıplı bir denemesiydi.

“Haydan gelen huya gider” derler, çok kısa zamanda maskeler düştü ve menfaate dayalı alışverişin çirkinliği ortaya çıktı.

İki tarafın da öbürüne üstün tutulacak bir erdemi yok maalesef. Al birini vur birine...

Çünkü bir taraf Eyüp’te belediye başkanı adayı olacağı sözünü almış, öbür taraf da oyları bir ağanın rehininde olan “7 bin kişilik bir seçmen sürüsü”nü rakip partiye kaptırmamış, kendi kapmıştır!.

Türbanlı veya çarşaflı kadınların oylarını CHP’ye vermelerine herhangi bir engel bulunmuyordu. Bundan sonra da olmayacaktır.

Ama bu olay önemli bir çözülmeye işaret ediyor. AKP zaten dini referans alarak ve özellikle de türban üstünden siyaset yapıyor. AKP’nin din yanında yoksulluğu da istismar etmesi CHP’yi komplekse sokmuş, eziklik ve ihtiras, altı oklu partiyi türbanı aşıp çarşaf savunuculuğuna zıplatmıştır.

Tarikat mı parti mi?

Dindarlık masumdur ama dincilik değil. İkincisi girdiği bünyeyi teslim alır ve nerede duracağını tahmin bile edemezsiniz.

Bunu görmek için bir gün bile beklemedik.

İlâhi bir mesaj gibi... Çarşaflı kadınların rozetleri çıkarıp attıkları gün CHP Kocaeli Belediye Başkan adayı Sefa Sirmen CHP’nin cumhuriyetçiliğine indirilmiş son ağır darbeyi şöyle açıkladı:

“Her mahalleye bir mahalle evi açacağız. Belediyeler nasıl bilgisayar ve İngilizce kursu açıyorsa Kuran kursları da açacağız!”

Genel Başkan Baykal da Ankara’dan onay verdi:

“Doğru ve yararlı bir projedir!”

CHP siyasi rakibi olan AKP’yi sollayıp tarikatlarla mı rekabete girmeye karar verdi?

Diyanet’in görevlerini üstlenmeye mi niyetlendi?

Siyasi parti olmaktan bıkıp “sürpriz parti” haline mi dönüştü?

Çarşaf ve Kuran kursundan sonra sırada hangi sürpriz var?

Saltanatın ve halifeliğin ihyasına ilişkin hamle için çok bekleyecek miyiz!

DİĞER YENİ YAZILAR