Suriye Libya gibi kolay halledilmez

Haberin Devamı

Bizim kültürümüzde komşusu aç yatan insanlar makbul kabul edilmezler.

Peki komşusunun boğazlandığını haber veren çığlıklarını duymazlıktan gelenler?..

Elbette onlar daha günahkârdır.

Türkiye’nin Suriye’deki faciaya acilen müdahale edilmesi isteğini biraz da komşu olma sorumluluğu artırıyor.

Suriye meselesi Seul’de buluşan Erdoğan ile Obama’nın öncelikli gündemi oldu. Başbakan Erdoğan Amerika’nın bugünkü durumda silâhlı müdahaleye sıcak bakmadığını ama bizim durumumuzun farklı olduğunu söyledi.

Bu açıklamadan Türkiye’nin silâhlı müdahalede ısrarlı olduğu çıkarılmamalıdır.

Evet Ankara başta müdahale fikrini ve muhalif güçlerin silâhlandırılması tezini hararetle destekledi ama Şam’daki diktatör sanıldığından daha kurnaz ve dayanıklı çıktı.

Dikkat edilecek olursa son günlerde Esad’ı düşürmek sözü pek edilmiyor.

BM eski Genel Sekreteri Annan bile Esad ile muhalifleri pazarlık masasına oturtmanın çabalarını sürdürüyor.

Türkiye şimdi, komşudaki yangını söndürmek için önemli bir role soyunmuş bulunuyor.

Suriye’deki muhalefet çok parçalı ve dağınık durumda. Muhalif güçler yarın bir imkân yaratılsa Esad’ın karşısına oturacak bir bütüncül kimlikten, üstünde uzlaşma sağlanmış hedeflerden yoksundur.

Türkiye bir hafta içinde işte bu toparlama görevini yerine getirecek.

- Nisan’da “Suriye’nin Dostları” denilen ülkeler İstanbul’da bir araya gelecekler ve Suriye’de kanı durduracak şartları konuşacaklar.

Eğer İstanbul’da yapılmakta olan hazırlık başarı ile sonuçlanırsa muhalif güçlerin “Suriye Ulusal Konseyi” şemsiyesi altında birleşmesi hedefi gerçekleşecektir.

Direniş güçlerini çetecilikten kurtarıp ulusal iradeye dayanma iddiası taşıyan bir yapının emrine sokmak, çözümü iki yönden de hızlandıracak adım olur.

Hem Esad’ı uzlaşmaya zorlar, hem de direnirse muhalefeti hızla güçlendirir.

“Esad’ın isyanı bastıracağı varsayımına dayalı bir alternatif plana Ankara sahip mi?”

Güvenilir bir resmi kaynak dün bana “Buna ihtiyaç yok. Eninde sonunda gidecek” dedi.

Türkiye’nin gerekli ve önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Ama tedbir eksiği görülüyor; giderilmelidir.

Bir B Planı’mız mutlaka olmalıdır. Rusya faktörü daha fazla hesaba katılmalıdır.

“Suriye düşerse İran da düşer, kuşatılırım” korkusu yaşayan Rusya gerçeği, Libya senaryosunun Suriye’de aynen tekrarlanması ihtimalini sıfırlıyor!

Polis kalabalık sevmiyor!

CHP bugünkü “grup toplantısı”nı Ankara’nın Tandoğan Meydanı’nda yapacak.

İktidar bu toplantının sıradan bir miting olduğunu söylüyor ama eğitim düzenini değiştiren yasa teklifinin Meclis’teki seyir defteri bu çaresizlik eylemini mazur gösteriyor.

Muhalefet yasa konusunda gördüğü sakıncaları Meclis’te özgürce seslendiremedi. Protestosunu halkın tanıklığında yapmaya çalışacak.

Keşke iktidar eğitim gibi ulusal bir soruna çözüm ararken muhalefeti dışlama yanlışına düşmeseydi de protesto hiç gerekmeseydi.

İktidar empati yapmalı, Meclis kürsüsünü özgür bırakmalıdır.

Bugün Tandoğan’da miting yapacak olanların ifade özgürlüğü ve güvenlikleri güvence altında olmalıdır.

Kalabalıkları korumak yerine basınçlı su ve gaz sıkarak dağıtmaya alıştırılan polisleri İçişleri Bakanı önceden uyarmalıdır.

Avrupa’dan şampiyon dönen Fenerbahçeli kadın sporcuları karşılayan grubun hava meydanında uğradığı muamele utanç ve dehşet vericidir!

DİĞER YENİ YAZILAR