Sürece taş: Kürdistan

Haberin Devamı

Çözüm Süreci’nin hedefine ulaşması Türk halkının rızasına bağlıdır.

Türkiye’de iyi kötü bir demokrasi var.

Hiçbir iktidar halkın istemediği bir çözüme rıza gösteremez.

Bu özel durum, müzakere halindeki tarafları dikkatli ve sabırlı davranmaya mecbur ediyor.

Bildiğiniz gibi TBMM’deki bütçe görüşmeleri olaylı başladı.

BDP’nin bütçe raporuna koyduğu muhalefet şerhinde yer alan “Kürdistan” ibaresi itirazlara hedef oldu.

Gergin bir birleşimin sonunda “Kürdistan” ın muhalefet şerhinden çıkarılması kabul edildi.

Anayasa’ya bağlılık yemini böyle davranmayı gerektiriyordu.

Ama BDP’li Sırrı Sakık’ın da bahanesi hazırdı; “Bu anayasaya saygı duymuyoruz” dedi.

Kürdistan mı?

O kadarla kalmayıp resmi belgeye Kürdistan sözcüğünü koymaya Başbakan’ın cesaret verdiğini öne sürdü.

“Birkaç gün önce Diyarbakır’a gideceksin ‘Kürdistan’ diyeceksin. Grup konuşmasında demokratikleşme paketinden daha önemli bir açıklamada bulunarak ‘Kürt’ ve ‘Kürdistan’ sözlerini seslendireceksin ama şimdi sonuç bu...”

Müzakere masasında karşı tarafın ümidini artıracak teşvik edici sözler sarfetmek rastlanan bir taktiktir.

Ama bunu PKK gibi bir terör örgütü karşısında denememek daha doğru olur.

Çünkü elini veren kolunu kurtaramaz!

PKK durduk yerde “Kürdistan” dememiştir. Bütçe görüşmelerinin sağladığı zemini değerlendirme kararı belli ki başka hazırlıklar ortamında oluşmuştur.

Ateşkes bozulmamalı

Perde geçen hafta Hakkâri Yüksekova’da bazı “PKK şehitlikleri”nin tahrip edildiği bahanesi ile kanlı bir gösteri tertiplenerek açılmış, iki göstericinin ölmesine tepki adına bölge isyan ateşine verilmek istenmiştir.

Diyarbakır Lice’de yol kesen örgüte bağlı bir grup, dört askerimizi kaçırmış BDP’nin çabaları, rehine askerlerin sağ salim iadelerini sağlamıştır.

Bu gelişme önemlidir.

Başbakan “Bunlar sürece zarar vermek isteyenlerin attıkları adımlar” demiş, askerlerin bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur.

Ve bu çağrı geç kalmadan karşılığını bulmuştur.

PKK söz ve eylem yoluyla baskı uyguluyor ama ateşkese son verdirecek kadar ileri götürmemeye çalışıyor adımlarını.

Hükümet tarafı da çözüm sürecinin özellikle son bir yıldaki ilerlemesini tatmin edici bulduğu için, seçimde zarar görebileceğini bile bile tepkici davranmıyor.

Sürecin en önemli riski Kandil’dir. Halk zaten terörle müzakere yapılıyor diye hoşnutsuzdur.

Üstüne bir de silâhlı tehdit...

Fazla gelir!

DİĞER YENİ YAZILAR