Sürece çok etkili katkı

Haberin Devamı

Çözüm süreci bizi, geleceği ipotek altında yaşamaktan kurtaracak hamledir.

Aynı zamanda tarihi bir fırsat..

Kâğıt üstünde PKK’nın silâhlı unsurları dün Türkiye’den çekilmeye başlamıştır. Gerçekten başladı mı; onu bile az sayıda sorumlu biliyor.

Çünkü pekâlâ Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in dediği gibi 8 Mayıs tarihi sanal bir tarih olabilir ve “çekilmesi gerekenler şimdiye çoktan çekip gitmişlerdir.”

Başbakan Yardımcısı Arınç’ın da görüşü soruldu. Cevabı şu oldu:

“Süreç takibimiz altındadır. Sonuca yaklaştığımızı hissediyoruz..”

Dileriz sürecin her aşaması Arınç’ta uyanan hislerin kendini tekrarlaması biçiminde gelişir.

Abdullah Öcalan’ın taşıdığı günah ve vebalin ağırlığı, onunla barış yapma yolunu tıkıyor.

O barışı hak etmiyor ama Türkiye’nin, halkın barışa ihtiyacı var.

Barış yapmayı, şehitlerin kutsal fedakârlığına karşı işlenmiş ihanet suçu sayarak ne kazanabiliriz?

Şehitlerin öcünü yeni şehitler vermeye devam ederek alacağımızı kim garanti edebilir?

“Ayrılık yerine özerklik” çizgisine gelen bir Öcalan bile müzakere yolunu açık tutmanın sebebi görülebilir.

Sanatçı, gazeteci, akademisyen ve CHP milletvekillerinin oluşturduğu 111 aydın “Barış İçin Özgürlükçü Demokrasi” bildirisi yayınladı.

Yeni anayasa yaptığımız dönemde çözüm sürecine bundan daha etkili bir katkı az bulunur.

İmzacılar çoğulcu bir kimlik yansıttığı için hedefler ve eleştiriler de dengeli ve gerçekçi olmuş.

Seçim barajının düşürülmesi, özel yetkili mahkemelerin ve Terörle Mücadele Yasası’nın kaldırılması çağrısı yapılırken başlıca iki konuda yerinde uyarılar görülüyor:

1. Kürt sorunu ile doğrudan ilişkisi olmayan başkanlık sistemi tartışmalarının sürece dâhil edilmesi mutabakatın önünü tıkıyor.

2. Türkiye’nin Orta Doğu politikasının emperyal ve mezhepsel saiklerle belirlenmesine son verilmelidir.

İktidar kendi akillerini ihmal etmesin ama 111 imza ile oluşmuş sivil gücün potansiyelini de yabana atmasın, mutlaka değerlendirsin!

Bal tutanlar

Milletvekili de bir tür emanetçidir.

Devletin ve milletin çıkarlarını korumak zorundadır. Yeri geldiğinde kendinden bile sakınacak.

Ama milletvekilleri zaman zaman farklı partilerden olduklarını unutup birleşirler.

Yine öyle bir mevsimdeyiz!

Kendilerine, eş ve çocuklarına çeşitli maddi manevi ayrıcalıklar sağlayan bir yasa teklifi, Meclis’teki dört partiyi bir anda tek forma altında birleştiriverdi.

Eğer kamuoyundan caydırıcı bir tepki gelmezse devletin kalesine golü atacaklardır.

Ellerini “kabul”e kaldırırken yoksulluk sınırında yaşayan milyonların da vekili olduklarını unutmazlar inşallah..

DİĞER YENİ YAZILAR