Başbakan, partisinin Meclis’teki sayısal üstünlüğünü, her önemli açılımın anahtarı olarak kullanıyor.
Bu durum demokratik tartışma alanını daraltıyor demokrasi kültürümüzün gelişmesini önlüyor ama sonuç alınıyor.
Muhalefetin itiraz gerekçeleri bir de kirletilebiliyorsa yaratılan kutuplaşma sayesinde AKP, en rizikolu gözüken hamlelerden bile kazanç sağlayabiliyor.
“Akil İnsanlar”ın dün Mardin’e giden grubunda yer alan sanatçı Yılmaz Erdoğan, lise öğrencilerinin sorularını cevapladı.
Kendilerine “akıllı insan” dediklerini ama yaptıkları işin ve o arada hedef oldukları eleştirilerin akılla izah edilemeyeceğini belirterek “Aklı olan bir ton küfür ve hakaret yer mi?” diye sordu.
Buradan yola çıkarak barışın akıl değil gönül işi olduğunu söyledi.
Barış umudu..
AKP toplumsal hafızayı bu tür örneklerle doldurarak aceleye gelmiş projelerine bile partinin oy oranı üstünde yandaş toplayabiliyor.
Rakip partilerde sarsıntı yaratabiliyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç görevinden istifa etti.
Hangi nedenler bu sonu yarattı derseniz...
Onanç “CHP’ye oy verenlerin yüzde 65’i barış sürecini destekliyor. Çok önemli bir orandır. Sürecin ne içerdiğini bilmediği hâlde barışa evrilmesi gerektiğine inanan bir CHP var” sözleriyle dikkatleri çekmişti.
Ardından bu süreçte CHP’nin aktif politika üreten bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu.
Çarşamba günü Genel Başkan’ın daveti ile buluştuklarında Gülseren Onanç’ın parti yönetimi ile aynı doğrultuda politika yapma olanağı kalmadığının teşhisi istifayı getirdi.
Farklılığa sabır
Şimdi bu istifa, CHP’de çatlama olmasını temenni eden, Yenilikçi ve Ulusalcı kanatlar hayal eden çevreleri mutlu edecektir.
“CHP sürecin dışında kalırsa kendini bitirir” diyen Öcalan etkisi bile söz konusu edilebilir.
Ama burada asıl zorluk, Kılıçdaroğlu’nun farklı düşünen bir yardımcıya neden tahammül edemediğini anlamaktır.
Onanç “inandığım fikirleri savunacağım bir ortamın kalmadığını düşünüyorum” dedi.
Dileriz bu sözleri partisinden de istifa edeceğinin işaret fişeği değildir.
CHP’yi değiştirmek için partiye geldiğini söyleyen Onanç “Siyasetçinin hayalleri olmalı” demiş.
Doğru ama hayalleri kovalamak bağlılık ister, özveri ister.
Herhâlde bırakıp gitmeyecek, aykırı fikirleri ile partinin demokratik kimliğini besleyecektir.
Süreç ve CHP
Haberin Devamı

