Şüphenin gölgesi

Siyasi tartışmaların kayıkçı kavgasından daha çözüm üretici olması gerekir

Haberin Devamı

Siyasi tartışmaların kayıkçı kavgasından daha çözüm üretici olması gerekir.

Önümüzde cumhurbaşkanı seçimi var ve iktidar partisi ile ana muhalefet partisi sadece itişip gerilim üretiyorlar.

Deniz Baykal nisanda cumhurbaşkanı seçiminin ilk turundan on dakika sonra iptal dilekçelerini Anayasa Mahkemesi’ne vereceklerini söyledi.

Ertesi gün Başbakan, medya ve Çankaya gibi değişmez hedeflerine yüklendikten sonra CHP’ye “özel seans” yaptı!

CHP’nin “Cumhuriyeti biz kurduk” iddiasına yönelttiği “Sevsinler seni” tepkisi çok basma kalıp olsa da “en kaşarlı kadrolaşmanın CHP döneminde” yapıldığını söylemesi, gurmelerin siyasete ilgisini tahrik babında yenilik sayılabilirdi!

Çünkü bu suçlama, AKP’nin kadrolaşmasına da “imam bayıldı” damgasını davet edebilir. Neyse..

Millet seçsin; ha gayret!
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda dün dikkate değer bir çıkış yaptı.

Mesela cumhurbaşkanını halkın seçeceği bir Anayasa değişikliğine partileri zorlayacaklarını belirterek şöyle dedi: “Millet kimi seçerse başımızın tacıdır!”

Biz de halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanları döneminin başlaması zamanının geldiğine inanıyoruz. Bunun için sistemi değiştirmeye gerek yoktur ve halka gitmek, parlamentoda aranan çözümün taşıdığı risklerden kurtulmanın tek demokratik yoludur.

Başbakan’a “Cumhurbaşkanlığını hak etmiyorsun” demek başka “Aday olamazsın” demek başka bir şeydir. Erkan Mumcu’nun uyarısı yerindedir:

“Ben Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı için oyumu vermem ama bu ‘aday olamazsın’ anlamına gelmemelidir.”

Neden? “Unutulmasın” diyor Erkan Mumcu “AKP’yi mağduriyet ve yasaklar inşa etti. Yeni bir mağduriyet ve yasak ihya eder!”

“CHP Erdoğan’ı istiyor”
Anavatan lideri böyle konuşarak ihtar etmiyor, Baykal’ı halka ihbar ediyor:

“Baykal Erdoğan’a başka seçenek bırakmıyor. Bence Baykal Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını istiyor. Sağduyulu bir çözümü araştırmak yerine gerilimden medet uman bir siyaset izlemektedir.”

Toplumda kutuplaşma arttıkça AKP’nin rejim için doğuracağı korkular kitleleri CHP’ye sığınmaya mecbur edecek.

Mumcu’ya göre CHP ve lideri bu hesaba oynuyor.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması, bu yatırımın kârlılığını yükseltecektir.

Peki bu durumda CHP, siyasi menfaati için halkı mı kandırıyor? Yani varlığını iddia ettiği tehlikelere karşı rejimi gerçekte korumadığı halde rol mü yapıyor?

Ağır bir şüphe ama, cumhurbaşkanını halka seçtirecek reforma niçin destek vermediğine inandırıcı bir cevap bulamadıkça bu gölge CHP’nin üstünde hep duracaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR