Şüpheli paket

Haberin Devamı

PKK terörüne karşı “siyasal çözüm” önerenler bilerek veya bilmeden uluslararası boyutlu bir tertibe alet oluyorlar.

Çünkü öneri, daha ilk aşamada terör örgütünü dolaylı da olsa müzakerenin tarafı olarak kabul etme şartına dayanacaktır.

Doğal olarak da Türkiye’nin üniter devlet kimliğini, yani bütünlüğünü koruma iddiasını pazarlık konusu yapacaktır.

Oysa böyle bir final tablosunu kabullenmeyi gerektiren bir sebep yok ortada.

Öncelikle Kürt kökenli vatandaşlar azınlık değildirler. Bin yıllık kültürler harmanında onlar da öbür etnik gruplarla savrulup kaynaşmıştır.

Kimliklerini koruma ve geliştirme özenleri onlara ayrıcalık kazandırmıştır ama bu iddiaları hiç değilse son yıllarda giderek daha fazla saygı görmüştür.

Saygı gören kültürler demokratik toplumlarda ayrılığın değil daha fazla kaynaşmanın sebebidir.

Kürt kökenli yurttaşlar çok partili demokrasi döneminde hak ettiklerinden bile daha yüksek oranlarla temsil edildiler. Türkiye’nin AB süreci, geçmişte isyan sebebi olarak gösterdikleri kültürel hak taleplerine çözümler getirdi.

Kaynak New York..

Buna rağmen terör şantajı sürüyor. İşin garip yanı, demokratik iklim geliştikçe terörün ve terör yandaşlığının arttığına tanık oluyoruz. Neden?

Çünkü küçük komşularımızın ve büyük müttefikimizin menfaatleri Türkiye’yi kontrol altında tutmaktır. Bu amacın en ucuz yolu PKK’yı kullanmaktır.

Onlar da bunu yapıyorlar.

Bize düşen, tuzağa alet olanların zehirli kışkırtmalarına karşı koymak ve buna paralel olarak bölgedeki gençlerin ülkeye bağlılığını güçlendirmektir.

Bunun şartı onları eğittikten sonra kaybetmekten korkacakları birer işin sahibi haline getirmektir.

İktidarın bu alanda hazırlık yaptığı haberleri geliyor ve merakla ayrıntısı bekleniyordu.

Beklenen haber dün Atlantik ötesinden geldi. Başbakan Erdoğan “Kürt Paketi”ni New York Times Gazetesi’ne açıklamış!

“Kürt sorunu ile ilgili gelişmeleri hep yabancılardan mı öğreneceğiz” diye mesele çıkarmak aklımızdan geçmez. Burada önemli olan üzüm yemektir; hak etmiş olsa da bağcıyı dövmek değil.

Doğru mu acaba?

Erdoğan sevindirici şeyler söylemiştir. Meselâ bölgeye 5 yıl içinde 12 milyar dolar altyapı yatırımı yapacaklarmış..

Terör örgütünün çengel atmasına karşı tedbir olarak gençlere iş imkânlarının genişletilmesini sağlayacaklarmış..

Kürtçe yayın yapan bir devlet televizyonu kuracaklarmış..

Neden mış, mış?.. Çünkü ortada kesinleşmiş bir program yok.

Ve üstelik üç gün önce Başbakanlık’tan yapılmış bir yalanlama var.

Güneydoğuya yönelik paket hazırlandığı yönündeki gazete haberleri üzerine şöyle bir açıklama yapıldı: “Gündemimizde Güneydoğu’ya özel bir paket yok. Dar kapsamlı da olsa bir çalışma söz konusu değil!”

Tabii ki dileğimiz, Başbakanlık kaynaklarının değil New York Times’ın verdiği haberin doğru çıkmasıdır.

Çünkü sorun yalnız bölgenin kalkınmasını değil Türkiye’nin ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü yakından ilgilendiriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR