Suçlar ve günahlar

Haberin Devamı

Siyaseti dine, dini siyasete alet etmenin yanlışını hiçbir tecrübe bize bundan daha iyi anlatamazdı.

Tahmin edeceğiniz gibi AKP iktidarı ile Gülen cemaati arasındaki acımasız mücadeleden söz ediyorum.

Başbakan’ın meydan meydan gezerek Fethullah Gülen ve cemaatini halka şikâyet etmesi, bunu yaparken dinî ahlâk bir yana siyasetçi standardı bile tutturma özeni göstermemesi, bu harmandan daha çok mahsul kaldıracağı işaretini veriyor.

Cemaatin yayın organı Zaman Gazetesi Fethullah Gülen’le yaptığı mülâkatın ikinci bölümünü dün yayınladı.

Manşetindeki alıntı, vicdan sahibi herkesi etkileyecek suçlar ve günahlar ihbar ediyordu:

“Milletimizin zararına rüşvetler irtikaplar, adam kayırmalar, ihalelere fesat karıştırmalar varsa, örtbas ediliyorsa Allah sorar bunu!”

50 bin dinleme

Başbakan’ın 11 yıllık koalisyon ortağı olan Gülen hakkındaki nitelemelerini çocukların da okuduğu gazetelere basmak muzır yayın suçlamasına ileride bizi de hedef yapabilir.

O nedenle AKP’nin Hoca’ya yönelik kanaatlerini, Başbakan’dan daha ölçülü ifadeler seçen yardımcıların ağzından aktaralım:

“Başbakan’ın konutuna kimler böcek koymuş, bir kısmı yurt dışında 19 kişi tespit edildi.. Yakında davalar başlayacak ama şunu söyleyeyim:

Bir milyonun üzerinde vatandaşla ilgili telefon dinlemesi yapılmış. Bu utanç verici bir şey..”

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın anlattığına göre “bir hâkim icabında 50 bin dinleme kararı veriyor; hiçbirinde delil yok, gerekçe yok.

Bu işleri yürüten güvenlik görevlisiyle, yargı mensubuyla hepsiyle ilgili soruşturmalar yapılacak. Kimi casusluk suçuyla yargılanacak..”

Hem maddi, hem manevi

Atalay’ın dediği gibi gerçekten de utanç verici, hatta dehşet verici bir olayla karşı karşıyayız.

Dini cemaati siyasetin aleti yapmak din esasına uyan bir devlete geçmek için sistemin sinir merkezlerini tutmak..

Çatışan tarafların birbirlerine yönelttikleri suçlamalar ve günahlar, 11 yıllık koalisyonun ürettiği yanlışların itirafıdır.

Son günlerin rüşvet ve yolsuzluk rezaletleri şükredelim ki daha fazla gizli kalmadı. Zararın neresinden dönülse kârdır demişler.

Laik devletin değerini bilememek Türkiye’ye görüldüğü gibi hem maddi hem manevi ağır zararlar vermiştir.

Koalisyonu haksız kazanç açgözlülüğü ve devlet kadrolarını işgal ihtirası çatlatmıştır.

Bu günahkâr işbirliğini tekrar kurmamak ve yolsuzlukların hesabını mahkemede sormak, yeni dönemin gündemi olmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR