Şu takıntı olmasa

AKP iktidarı, acemiliğinden kurtuldukça daha verimli olacak. Bunun işaretleri görülüyor

Haberin Devamı

AKP iktidarı, acemiliğinden kurtuldukça daha verimli olacak. Bunun işaretleri görülüyor.

Hükümetin IMF ile uzlaşma çizgisine erken gelmesi Türkiye'nin şansı olmuştur. Çürümenin baş sebebi olan enflasyonu dize getirme hayali gerçekleşmek üzeredir.

Enflasyonu yıl sonunda yüzde 20'ye indirme hedefinin tutturulacağına beslenen güven artık dışarda da paylaşılıyor.

Üretim artışından güç alan büyümenin hızlanması ve popülizmi reddeden harcama politikalarının yaklaşan yerel seçimlere rağmen sapma göstermemesi çok önemli.

AB üyeliği yolundaki çabalara da en güvenilir destektir bu gidiş. Nedenine gelince...

AB'deki muhaliflerimizin hayali şuydu:

"Türkiye Kopenhag kriterlerine belki ulaşabilir ama enflasyon bağımlılığından kurtulamaz."

Artık bu zor engelin de aşılacağına, Türkiye'nin 2004 sonunda enflasyonu yüzde 12 düzeyine indireceğine "Asla yapamaz" diyenlerin sesleri kısılıyor.

Irak işi de düzeliyor
İktidar, Türkiye'nin Ortadoğu'da belirleyici güç olma mecburiyetini de biraz geç kavradı. Tezkere kazası ardından duyulan gecikmiş pişmanlık, şükür ki ABD'nin Irak'taki zorlukları sayesinde işe yaradı.

Hükümet şimdi Irak'a asker göndermekten yan çizmenin bahanelerini aramıyor, tam tersine denkleme dahil olmanın şartlarını hazırlamak yönünde mesai harcıyor.

Irak'ın bütünlüğünü korumaya ve Kuzey Irak'taki PKK varlığının tasfiyesi şartını içeren hedeflere bağlılık doğrudur.

Fakat şu bir gerçek:

AKP'nin laik rejime sadakati konusundaki şüpheler, gizli gündemi olduğu tedirginlikleri, iktidarın arkasına alabileceği ulusal desteğin genişlemesini önlüyor.

AKP'den milletvekili seçilen Emin Şirin dün partisinden istifa ederken "büyüklük kompleksine kapılan Tayyip Erdoğan"ı ve çeşitli kurum ve kurullarla kavga ortamı yaratan parti yönetimini eleştirdi.

Kolay av olmamalıydı
Başbakan, Şirin'in gidişine "Gayet iyi olmuş" diye şirin bir yorum getirdi ama bizce o istifanın nedenlerine sırtını dönmemelidir.

Hükümetin, üniversitelerle diyalog zemini oluşturmaya yönelik son manevrası, zamansız hatta gereksiz bir istikrarsızlık tehdidini ertelemiş, bu da iyi olmuştur.

Ancak güç sarhoşluğundan kaynaklanan açıklar artık önlenmeli.

Başbakan Erdoğan Almanya'da "dört kadın almanın şartları"nı anlatmaya çalışmak yerine, bu soruyla kurulan tuzağı bozmanın basiretini gösterebilmeliydi.

"Benden önceki bir Türk Başbakanı 'na böyle bir soru sordunuz mu ki bana soruyorsunuz?" diyebilirdi.

Bu soruyu soranlar, laik hukuk düzeninin Türkiye'de değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek biçimde Anayasa güvencesi altında olduğunu, 80 yılda kökleştiğini bilmiyorlar mı?

Çok iyi biliyorlar ama bir olta attılar ve avı yakaladılar.

Türkiye'nin bu iktidarla yakaladığı büyük şans, Milli Görüş bakayası saplantılara rehin edilmesin. Yazık olur, günah olur çünkü!

DİĞER YENİ YAZILAR