Siyaset, yaratıcılıktan nasiplenmemiş insanların elinde işte bu kadar oluyor!
İki buçuk ay sonra sandığa gideceğiz. Daha önceki seçimi 4,5 yıl önce yapmışız. Normal olarak hem geçmiş dönemin hesabının çıkmış olması gerekirdi hem de önümüzdeki dönemin faaliyet programlarının ilân edilmesi...
Ama bir şey yok ortada.
Seçime yine baskın seçim şartlarında gidiyoruz.
Yargı kaçkınları
Eskiden her liderin etrafında siyaseti bilen en az 15-20 adam bulunurdu. 12 Eylül’ü yapanların “darbe sebebi” diye gösterdikleri lider sultasına ülke tam anlamıyla teslim edilmiştir. Şimdikilerin akla hiç ihtiyacı yok.
İtaat kültürü danışmanlık kurumunu bile tasfiye etti.
Dağınık muhalefet, parti birleşmeleri yoluyla heyecan uyandırmaya ve dikkat çekmeye çalışıyor. DYP ile Anavatan’ın sağladığı birleşme kalitesini CHP ile DSP’nin tutturması ihtimali o kadar yüksek görünmüyor.
İktidar partisine gelince o, bize hazırladığı çelik çomakla kendi gözünü çıkarmakla meşgul. Cumhurbaşkanı’nı seçecek, genel seçimi zamanında yapacak, seçilme yaşını 25’e indirecekti.
Hepsinin altında kaldı.
Cumhurbaşkanını halka seçtirmeyi öngören anayasa değişikliğini sonuçlandırması bile şüphelidir. Abdullah Gül cumhurbaşkanı adaylığından pazar günü çekildiğini açıkladığı halde bununla ilgili başvuru Meclis Başkanlığı’na hâlâ yapılamadı.
Başına yeni hukuki sorunlar sarma korkusu AKP’yi bazen acıklı, çoğu zaman komik durumlara düşürüyor.
Milletvekili olmak isteyen bürokratlar için dün son gündü: Kilit konumdaki pek çoğunun istifa ettiklerini bugün göreceğiz.
Siyasette başarılı olabilecek birikimli insanlar kuşkusuz vardır aralarında ama önemli bir kısmı dokunulmazlık kazansın diye milletvekili seçtirileceklerdir.
Bu düzeni mutlaka değiştirmek zorundayız. Aksi halde partizanlık ve ahlâksızlık devlet ve siyaset hayatımızın başedilmez parazitleri olarak yaşayacaktır. Bakın neden;
Bir bakan emrindeki yüksek memura kanunsuz bir iş yaptırdığı zaman bürokrat şunu iyi biliyor:
Yakalanıp suçlanacak olursa o rezalet bakanın da sonu olacak, iktidara da büyük zarar verecektir.
Suça teşvik var
Bundan kurtulmanın tek yolu bürokratı milletvekili yapmak ve geçmişin kirli, karışık hesapları üstüne süngeri çekmektir.
Bu uygulama iki tarafa da çalışıyor: Hem iktidar pisliklerini örtüyor, hem de ahlâkı bu tür işlere elverişli olan bürokratlar, suç dosyaları ne kadar kabarırsa milletvekili seçilmelerinin o kadar garanti hale geleceğini bildiklerinden daha cüretkâr, daha gözü kara olabiliyorlar.
Dokunulmazlık rezaleti çözülmediği, milletvekilli adaylarını da lider yerine partinin üyeleri seçmediği sürece ne seçimler seçim olacak, ne de bu rejim demokrasi sayılacaktır.
Sözde seçim!
İki buçuk ay sonra sandığa gideceğiz. Daha önceki seçimi 4,5 yıl önce yapmışız. Normal olarak hem geçmiş dönemin hesabının çıkmış olması gerekirdi hem de önümüzdeki dönemin faaliyet programlarının ilân edilmesi...
Haberin Devamı

