Soyuluyoruz

Yolsuzlukla mücadele, sivrisineklere karşı verilen savaşa çok benziyor...

Haberin Devamı

Yolsuzlukla mücadele, sivrisineklere karşı verilen savaşa çok benziyor.

Bazı toplumlar "kaynak sorun" un üstüne gidiyor ve bir anlamda bataklığı kurutuyor. Biz ve bize benzeyen bazıları ise ellerinde sprey veya raket, sinek kovalıyor. Yakaladıklarımızı pek yaman cezalandırıyoruz ama ne fayda, hınç çıkarmamız ötekilerin üremelerini ve kanımızı emmelerini önlemiyor. Hatta tahrik ediyor.

İşte bugünkü manşetimiz, bir zamanlar pek moda olan "Garip ama gerçek" başlığı altında yayınlanan inanılmaz öykülerden birine benziyor.

Samsun'daki iki mobil santrala, çalışmaları mahkeme kararıyla durdurulmasına rağmen devletin her ay 2,4 milyon dolar kira ödediği ortaya çıktı. Sözleşme süresinin 5 yıl olması nedeniyle yapılacak ödemenin 454 milyon dolara ulaşacağı hesaplanıyor.

"Kimin parasını kime veriyorsunuz?" diye bağırmak, haram zıkkım bedduaları okumak öfkemizi boşaltsa da zararımızı önleyemez.

Çakallara pas
Türkiye bir hukuk devleti ise sözleşmeler geçerli olacak, yüklenilen taahhütlerden şartlar değişti diye caymak haklı görülmeyecektir.

O mobil santralların yapımına Türkiye'nin enerji darboğazına girdiği 2000 yılında karar verilmişti. Slogan neydi, hatırlayın:

"Olmayan enerji en pahalı enerjidir!"

İşte sivrisinekleri üreten bataklığı beslemenin bahanesi bu sözdür.

Yolsuzluğun kaynak sebebi, kıtlık ve yokluktur. Çakallar, ülkenin zor durumunu pazarlık avantajına çevirirler, devlet ve millet adına bu kazığa onay verenler de kendilerini savunacak bahaneleri kolay bulurlar.

Türk halkı en büyük kazıkları enerji alanında yemiştir. Çünkü enerji yatırımları hemen hep elektrik üretiminin darboğaza girdiği dönemlere denk getirilmiştir.

Niçin Türkiye elektriğin en pahalı olduğu ülkelerden biridir; işte sebebi!

AKP farklı mı?
Bu gerçek çareyi de işaret ediyor: "Denize düşen yılana sarılır" atasözünü unutmayacağız, üretimde hiçbir zaman ihtiyacın arkasına düşmeyeceğiz. Asıl yolsuzluk suçluları, pazarlık anındaki çaresizliği yaratanlardır.

AKP hükümeti, soygunu önleyecek basireti göstermelidir.

Enerji Bakanı, planladıktan santrallar inşa edilmediği takdirde Türkiye'nin 2009'dan itibaren tekrar enerji açığı nedeni ile sıkışacağını haber veren bir uyanyı MGK'ya dosya halinde sundu.

Görev tamamlandı mı? Hayır.

İktidar fark yaratmak istiyorsa sızlanmayı bırakıp yatınm yapmalıdır. Üç yıldır hiçbir enerji yatınmı yapmayan bir iktidar, halkın ve sanayicinin değil, olsa olsa nükleer santral pazarlayan lobilerin umudu olur.

Birkaç ay kesintilerle bunaltırlar milleti, ardından da çocuklarımıza bile yetecek kazıkları "büyük başarı" diye yedirirler bize.

Ama yeter artık. Kapkaççılardan bıktık!

DİĞER YENİ YAZILAR