Sosyal cinayet

Kaçak yapıları gözlerinin yaşına bakmadan yıkın. Yıkmazsanız her afetten sonra yıkılan biz oluruz

Haberin Devamı

Kaçak yapıları gözlerinin yaşına bakmadan yıkın. Yıkmazsanız her afetten sonra yıkılan biz oluruz!

Bu sözler Tayyip Erdoğan'a ait.

14 Ağustos 2004'te belediyelere bu direktifi veren Başbakan, dün kabul edilen bütçe kanunu içine sıkıştırılan bir af düzenlemesine seyirci kalarak gecekondulara elektrik ve su bağlanmasının yolunu açtı.

"Yeni TCK 12 Ekim 2004'te yürürlüğe girdi. Bizim yaptığımız, bu tarihten önceki ruhsatsız yapılara hizmet götürülmesini mümkün kılıyor. Daha sonrakilere değil" diyebilirler.

Ama bu hiçbir şey değiştirmez.

Yapılan af oy avcılığıdır ve oyuna tamah edilen vatandaşın mezarını kazmaktır. Çünkü depremde ilk yıkılacak evler bunlar olacaktır. AKP sözcüleri şimdi "Bu son" diyebilirler.

Biz Başbakan'ın koltuğuna oturmasından sadece 17 gün sonra yine buna benzer bir affı çıkararak kaçak yapılara elektrik ve su bağlanmasına izin verdiğini hatırlatalım da "Bu son" taahhüdüne inanmak caiz midir, buna öyle karar verin!

AKP iktidar şansını akıl ve adaletten uzaklaşarak mirasyedi gibi harcıyor.

Gecekondu siyaseti bir sosyal cinayettir.

Bu siyaset kırda yaşayan donanımsız insanları arazi yağma etmeleri için büyük kentlere akın etmeye kışkırtıyor.

İşgal edilen arazilere yapılan çürük yapılara doluşan bu insanlar çalışamıyorlar, bakılamıyorlar ve çocuklarını okutamıyorlar. Varoşlar dinamit deposu oluyor.

Bu felâketi ya ihanet, ya cehalet üretebilir.

İkisi de değilse iktidar zahmet edip bu yaptığına bir ad koysun!

Erken başlayan gerginlik

Dün akşam Baykal'ı dinlerken "korktum" desem yalan olmaz.

Başbakan'a yönelttiği olumsuz sözler, ancak seçime bir hafta kala açığa vurulacak türden kanaatlerdi.

Baykal'ın tarif erliği bir başbakana daha uzun süre katlanılamaz çünkü.

Erdoğan'ın nereden geldiği, geçmişte neler söylediği meçhul değildir.

Kendisi bu geçmişe sünger çektiğini söylediği, değiştiğine halkı inandırdığı için iktidara getirilmiştir.

Şimdi ulusal bütünlüğe ve rejimin laik karakterine zarar veren söz ve eylemlerinden ötürü ondan şüphe etmeye ana muhalefet liderinin hakkı olabilir. Ama neredeyse gayrimeşru ilân edecek kadar ileri gitmek doğru mudur?

CHP'nin iyi muhalefet yapamadığı eleştirileri etkili olmuştur. Ama iyi muhalefet, indiremeyeceğiniz bir Başbakan'la köprüleri atmak mıdır, yoksa iktidarı etkileme şansını feda etmemek midir?

Baykal düşünmeli: Türkiye iki yıl bu gerginliği taşıyabilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR