Terör örgütüne karşı yapılan hava harekâtı bir son uyarı girişimi idi.
Türk Ordusu’nun imkân ve yeteneklerini göstermek çok yönlü bir ihtiyaç haline gelmişti. Önce kamuoyu bekliyordu böyle bir darbeyi.
Uluslararası koşullardan doğan gecikmeler, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilgili şüpheler üretiyor, bu durum PKK’yı ve destekçilerini küstah hale getiriyordu. Onların da derslerini alması gerekiyordu.
Geceki harekât dünyada az sayıda ordunun özel şartlarda (gece ve kış) gerçekleştirebileceği bir başarıdır.
Çağdaş savaş teknolojisinin imkânları (gece görüşü, havada ikmal, elektronik hedef belirleme) kullanılarak savaş uçaklarımız terör örgütünün Kandil Dağı’ndaki merkez karargâhı da dahil Kuzey Irak’taki çeşitli kamplarına ağır zarar vermiştir.
İnsan zayiatı hedeflenmemiş ama kara unsurlarının katılımı ile böyle bir amaca da ulaşılacağı gösterilmiştir.
Kuzey Irak uzun bir zamandan beri PKK için “güvenli bölge” özelliği kazanmıştı. Dünkü harekât, terör unsurlarına kendileri için güvenli bölge kalmadığını öğretmiş olmalıdır.
Harekâtın içerdiği uyarıyı bölgesel Kürt yönetimi umarız alacaktır.
Ayrıca bu darbenin, elini kana bulamamış militanları aftan yararlanmak için dağdan inmeye ikna etmesi ihtimali de vardır.
Ordumuz bundan sonraki harekâtları istihbarat desteği ile belirleyeceği sığınakların bulunduğu bölgelere havadan özel kuvvetler indirerek yürütecektir herhalde.
Bu süreci ancak örgüt militanlarının kitlesel olarak teslim olmaları durdurabilir.
Terör baronları kan dökerek Türkiye’ye diz çöktürülemeyeceğini görmek zorundadır. Görmek istemiyorlar çünkü terör onlar için geçim kaynağıdır, adam sayılma nedenidir.
Dün yedikleri darbeye cevap vermek adına şimdi büyük kentlerde melânet yapabilirler. Bu günlerde toplumsal teyakkuz durumu en üst düzeye çıkarılmalıdır...
Gâvura bak!
Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa Kral Abdullah’tan, eşine hediye ettiği elmasları satmak için izin istemiş.
Correa, Suudi Kralı’nın verdiği “yüz binlerce dolar” değerindeki mücevherlerin parasını bir sosyal programı finanse etmekte kullanacağını halkına açıklamış.
Sanki onun ruhu yükselirken evrensel bir ahlâk kuralı da yere iniyor... Diyor ki:
“Bu mücevherler ona devlet başkanının eşi olduğu için verildi. Bu mücevherler Ekvador halkına aittir!”
Kral’ın Türkiye’yi ziyaretinde otelde ayağına kadar giden Cumhurbaşkanımızın eşine, alışkanlığı üzere böyle bir hediye verip vermediğini kimse merak etmemişti.
Şimdi Ekvador Devlet Başkanı’nın soylu jesti mecliste muhalefetin merakını tahrik edecektir.
Daha düğünde gelen takılarla ilgili vaat yerine gelmeden bir de bu dert çıkacaktır.
Gâvurun ettiğine bakar mısınız!

