Taraftarları İstanbul’da dün Başbakan’a “Son Osmanlı Padişahı 1. Recep Tayyip Erdoğan” yazılı afiş açtılar!
Başbakan’da sürpriz yaratmadı bu jest.
Çünkü padişah yetkilerini zaten uzun zamandan beri kullanıyor.
Muhalif seslere tahammülsüzlüğü, içinde yatan padişahı yıllar önce açığa çıkarmıştı ama farkedenimiz pek az olmuştu. O açık gözler de fren rolü oynayamamış dalkavuklukları ile bozulmayı hızlandırmışlardır.
Bunun iyiye gidiş olmadığını gören ilk muhalif, cins bir attı.
Cihan adındaki bu at 2003 Temmuzu’nda Bayrampaşa’ya giden Başbakan’ı sırtına almış fakat iki adım sonra atmıştı.
“Ata binmeyi bilmeyen adamdan padişah olmaz” gerçeğini Cihan istediği halde bize anlatamamıştı.
Ama bu Erdoğan’ı ve yandaşlarını yola getirdi mi? Hayır.
O gün bugündür bütün kararları o verdi hepimizin hayatını o tanzim etti.
Kim cumhurbaşkanı, kim bakan, kim rektör, kim belediye başkanı, kim vali olacak, kimler zengin olacak, kimlerin ümüğü sıkılacak, hayatı karartılacak; hepsine o karar verdi.
Demokrasinin yorucu görev ve sorumluluklarını taşımaktan kendilerini kurtardığı için rahatına düşkün vatandaşlarımız onu “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye yüceltiyorlar.
“Padişahım çok yaşa” diye bağırmalarına az kalmıştır!
Yaptığı çağrıya uyarak kendisine öneri götüren ana muhalefet liderini bile “git işine” diye terslediğine göre acaba Cuma çıkışlarında “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” diye tempo tutacak yüreğe sahip bir koro oluşturmanın sırası gelmedi mi?
Yoksulluğa mahkûm edilmiş, etnik ve dinsel düşmanlıklarla kutuplaştırılmış yığınları kandırıp oylarını bir, hatta iki kez alabilirsiniz ama fazlasını yapamazsınız.
Wall Street’teki gelişmeleri canlı yayınlayan TV kanalı Bloomberg, Erdoğan’ı padişah yerine koyan anlayışı, ibret verici bir formülle deşifre etti dün.
AKP’nin Tunceli’de dağıttığı seçim rüşvetlerini dünyaya duyuran yorumuna şu başlığı koydu: “Erdoğan tarzı demokraside bir adam = bir buzdolabı anlamına geliyor!”
Hayatın öğrettiği şu ki en utandırıcı yenilgilere iki konuda yanılanlar uğruyor:
1. “Fakirin gururu olmaz” diyenler;
2. Cumhuriyet vatandaşı olmanın onuru ile tanışan insanlara krallık, padişahlık taslayanlar.
Zaten yağcıları bile “Son Padişah” diye yazmışlar!
Yolun sonu geldi
Meclisteki AKP çoğunluğu, AİHM katında kötü bir şöhretin sahibi oldu.
Uluslararası mahkeme, iktidar çoğunluğunun “adil yargılanma ve hak arama özgürlüğü”nün önünde engel oluşturduğunu tesbit etmiştir.
Bu karar CHP Milletvekili Atilla Kart’ın açtığı dava nedeniyle verilmiştir.
Atilla Kart, milletvekili seçilmeden önce hakkında açılan iki davanın sonuçlandırılmasını istemiş ama AKP çoğunluğu buna fırsat tanımamıştır.
İktidara mensup siyasetçiler, bir milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırılırsa bunun emsal olacağından korkmuşlardır.
Çünkü öyle bir örnek ortada dururken onlarca iktidar milletvekilinin mahkemelerden niçin kaçtıklarını anlatamayacaklarını görmüşlerdir.
Ama bu ayıplı oyun bugün bitiyor. AİHM Büyük Dairesi son kararını verecek.
“Yargılanarak aklanmak isteyen bir milletvekilinin önünü kesemezsiniz” hükmü çıkmasın diye iktidar devletin en etkili bürokratlarını AİHM’ye göndermiştir.
Ama nafile... Temiz siyaset ve adalet kazanacaktır!
Son padişah!
Haberin Devamı

