Son olsun!

Haberin Devamı

Yasalardan aldığı yetkiyi sonuna kadar kullanmayı bu iktidar başarı sayıyor.

Halbuki yasaların verdiği yetkileri ve devletin sağladığı imkânları kullanmaya mecbur kalmak ve bunu başarı saymak, ileri bir yönetim anlayışı değildir. Dünyaya yine rezil olduk.

1 Mayıs İstanbul’da olaylı geçti. Olaylara Taksim’in kapatılması, emek örgütlerinin Taksim’den vazgeçmek istememeleri sebep oldu.

1 Mayıslar, marjinal ve radikal gruplar için kendilerini hatırlatma fırsatıdır.

Keşke bu fırsatı onlara vermeyen bir yaratıcılık ortaya konulsaydı da iki gün önce Başbakan’ı korkutan ihtimal de gerçekleşmeseydi.

Taksim girişini zorlayan gruptan liseli bir kız öğrencinin başından yaralanarak beyin ameliyatı geçirmesi, dünkü gösterilerin en kayda değer olayıydı.

Vali Mutlu “orantısız güç kullanılmadı” dedi.

Çatışma alanlarından çekilen manzaralar Vali Hüseyin Avni Mutlu’yu doğrulamıyor.

Göstericilerin beklenen sayıya ulaşmaması ve kitle ulaşım araçlarının servise çıkmaması polisin avantajı oldu.

Polis ile göstericiler arasındaki çatışmalar üzücü sonuçlar doğurabilirdi; çok şükür o olmadı.

Kışkırtıcı ajanların emekçi bayramını kana bulaması ihtimalini hatırlatan uyarılar belli ki göstericilerin direncini hayli zayıflatmıştır.

Basınçlı su ve yoğun biber gazı pes ettirmiştir. DİSK Başkanı Kani Beko saat 12’de “İşçiler artık evlerine gitmek istiyorlar” diyerek kapalı yolların açılması çağrısında bulundu.

Bu çağrı her şeyin bittiğinin ilânı oldu.

Polis başarısını kutlamayı hak etti. Emekçinin gösteri hakkı ziyan oldu ama devlet de boyun eğmedi, boyun eğdirdi. İktidar böyle başarıları seviyor.

Herhâlde biber gazını icat eden mübarek adama dualar edilmiştir.

Dileriz gazlı 1 Mayısların sonuncusu olmuştur!


Yol tıkandı...

Anayasa Uzlaşma Komisyonu, öngördüğü vade sonunda yeni anayasayı yapamadı.

Muhalefet sözcüleri “sorumluluk başkanlık sistemi öneren AKP’nindir” diyor.

Dün Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ sorunlu maddeler arasında başkanlıkla ilgili bir anlaşmazlık bulunmadığını savundu.

Doğru ama yolun yarısında AKP’nin başkanlık sistemine geçiş önerisi getirmesinin komisyonun ahengini ve verimini bozduğunu Bozdağ fark etmemiş olabilir mi?

Görmek lâzım: İktidar başkanlıkla ilgili ısrardan vazgeçmedikçe yeni anayasanın yolu açılmayacaktır.

Bu konuda ulusal mukavele niteliğine sahip bir mutabakat sağlanması imkânsız çünkü!

DİĞER YENİ YAZILAR