Son göründü işaretleri..

Savaşın kritik dönemeci geçtiği ve Saddam'ın yolun sonuna geldiği yorumlarında patlama oldu. Türkiye'nin Kuzey cephesine vize vermemesinden doğan zaafiyet nedeniyle Amerika'nın Vietnam benzeri bir batağa saplanacağı yargıları dünyayı sarmıştı

Haberin Devamı

Savaşın kritik dönemeci geçtiği ve Saddam'ın yolun sonuna geldiği yorumlarında patlama oldu.

Türkiye'nin Kuzey cephesine vize vermemesinden doğan zaafiyet nedeniyle Amerika'nın Vietnam benzeri bir batağa saplanacağı yargıları dünyayı sarmıştı.

Hava bir kaç günde neden böyle döndü? Çünkü "alâmetler" Batılı kaynaklara göre hızlanmıştır.

Koalisyon güçleri Bağdat'a dayandı ve havaalanını ele geçirdi. Bunun müttefiklere psikolojik ve taktik büyük avantajları olacaktır.

İkincisi, Saddam'a ölümüne bağlı Cumhuriyet Muhafızları ile ilgili propagandanın çöktüğü gözleniyor. Adı var ama kendileri savaş alanında hiç görünmediler.

Dini liderler tutumlarını değiştiriyor. Bir hafta önce Bağdat'taki bir caminin kapısına "işgale birlikte karşı koyacağız" fetvası asan Şii liderlerden El-Sistani dün Necef'te yandaşlarına "İngiliz ve Amerikalılara kolaylık gösterin" çağrısı yaptı.

Amerikalı General Brooks bunu "çok önemli bir dönüm noktası" diye niteledi.

Ganimet peşinde..
Daha önemli bir işaret, Rusya, Fransa ve Almanya'nın Amerika'ya sempatik görünme çabalarına yönelmiş olmalarıdır.

Amerika'ya karşı çıkan bu devletler şimdi "diktatörün bir an önce yenilmesi için" dualı açıklamalar yapmaya başladılar.

Çünkü Irak'ın zenginliğinin savaş ganimeti olacağını, BM'yi işe karıştırmadan ABD'nin bölüştüreceğini bu ülkeler iyi biliyor.

Ama yine de asıl kıyametin Bağdat'ta kopacağı unutulmamalıdır.

Saddam'ın Amerika'yı bir kent muharebesine çekmeye çalışacağı ve 5 milyon sivili canlı kalkan olarak kullanacağı baştan beri biliniyordu.

Nitekim Cumhuriyet Muhafızları'nın başkenti terk etmek isteyen halkı zor kullanarak durdurduğu haberleri her gün geliyor.

Saddam son değil
Amerika şehir savaşını kabul etmeyecek. Bağdat koza gibi sarılacak, akıllı bombalar seçilmiş hedefleri döverken rejime sadık muhafızların teslim olması veya halkın baskısı ile Saddam'a başkaldırması beklenecek.

Yani önümüzde "sayılı günler" değilse bile "sayılı haftalar" kaldığı söylenebilir.

Ama Saddam'ın tasfiyesi bir son değil, yeni bir başlangıç olacaktır.

O başlangıcın bölgeyi ve dünyayı nasıl bir sona götüreceğini yine ABD tayin edecektir.

Başkan Bush, bu savaşın "petrol savaşı" olduğunu söyleyenlere "Hayır, hedefimiz terörizmdir" demişti. Dileriz doğrudur..

ABD'nin eski Bağdat Büyükelçisi Edward L. Peck, savaşın terörizm tehdidini arttıran büyük bir hata olduğunu söyleyerek "Eğer Amerika terörizmi önlemek ve Ortadoğu'ya barış getirmek istiyorsa İsrail ve Filistinliler arasında barışı sağlamalıdır" demişti.

Bu aklın ve vicdanın sesidir.

İnkâr edilirse Saddam'ın ruhu felâket getiren bir hayalete dönüşür!

DİĞER YENİ YAZILAR