Sömürü bitiyor mu?

Haberin Devamı

Rakipleri Kılıçdaroğlu’nu CHP liderliğine taşıyan kaderden hoşnut değildir herhalde...

Duruşu ve çıkışları ile hem siyasetin uzun zamandır boş bulunan “devlet adamı” kadrosunu doldurdu, hem de temiz geçmişi “sakin güç” kimliği ve kontrollü inatçılığı ile yolsuzluklara karşı halkın özlediği Köroğlu rolünü kendine yakıştırdı çünkü.

CHP lideri dün, AKP’nin en verimli oy depolarından birine hamle yaptı. Radikal’den gelen “Türbanlı kızlar üniversiteye gidebilecek mi?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Herkesin okumasına olanak sağlayacağız. Bu konuda kimsenin endişesi olmasın. Toplumsal desteği yaratacağız türban sorununu da çözeceğiz.”

Avrupa’daki “yeni sol” politikaları izleyeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu gerçekten dediğini yapabilir mi?


Asıl tehlike istismar

“Toplumsal desteği yaratacağız” sözü burada kilit önem taşıyor.

Türbanı korkutucu yapan şey, ona yüklenen ideolojik işlevdir. Tehlikeyi yaratan aslında türban değil onu bayrak yaparak siyasi rant aracı olarak kullananların sorumsuzluğudur.

Cumhuriyet değerlerine bağlı yığınları türbanın masum bir talep olmadığı, rejimi dönüştürecek hareketin öncüsü olduğu düşüncesi korkutmuştur hep.

CHP’nin türban savaşının, kaş yaparken göz çıkarma çelişkisi yarattığını düşünenlere şu bakımdan hak verilebilir:

Mücadele AKP’ye mağdur sömürüsü yapma imkânını tanımış, bu sayede iktidar partisi oylarını artırmıştır.

Peki türban yasağını yargı kararı altına almak çare olmuş mudur? Hayır; çünkü şu anda pek çok üniversitede türban yasağı fiilen işlememektedir.

CHP’nin iktidara gelmesi halinde yapacağı şey, teknik düzenlemeyi gerçekleştirmek olacaktır. Çünkü kız öğrencilerin “hizmeti alan” olarak üniversiteye dilediği kıyafetle gitmelerine hak tanıyan bir düşünce zemini zaten daha önce yaratılmıştır.


Dinbazlara darbe...

Asıl mesele “hizmet verenler” olarak kamuda çalışan personelin kılık kıyafet normlarına uymalarını garanti altına almaktı.

Laiklikle barışık olmayan AKP bu konuda topluma güven veremiyordu.

Cumhuriyet değerlerine bağlı bir parti olarak CHP’nin kefaleti elbette geçerli olacak ve halkın desteğini alacaktır.

Laik hukuk devletinin en zararlı istismar aracı olan türban sorununun CHP tarafından çözüleceğine dair vaat, yararlı sonuçlarını hemen, şimdiden üretmeye başlayabilir.

Önümüzdeki seçime giden yolun, din cambazlarından temizlenmesi, din için de demokrasimiz için de büyük hayır olur.

Türkiye yıllar sonra ilk kez gerçek sorunların tartışıldığı bir seçim kampanyası yaşama imkânını bulur.



NOT: Habere dün sıcağı sıcağına iki müdahale oldu.

Birinde CHP Genel Merkezi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kızlar üniversiteye türbanla gidecek” ifadesini kullanmadığını konu açıldığında “O sorunu biz çözeriz ve çözmeye de kararlıyız” dediğini belirten bir açıklama yayınladı.

Bu aslında bir yalanlama değil. Yargı kararlarının bağlayıcılığı nedeniyle CHP Genel Başkanı, suç işlemiş duruma düşmekten kendini koruyor.

Peki AKP’nin tepkisi ne oldu? İktidar partisinin sözcüsü, oyuncağını kaybetme korkusuna kapılan çocukların telâşı içinde “CHP türban yasağını nasıl kaldıracak?” sorusunu ortaya atarak hamleyi etkisizleştirmeye çalıştı.

Oysa cevap basit: Türban serbestisinin sonuçlarını garanti altına aldığı takdirde CHP yasağı savunan tek parti olarak itirazını askıya alır ve bu istismar kaynağı kurutulur!

DİĞER YENİ YAZILAR