Kurumlaşmamış yapıların kolay bozulduğuna çok örnek vardır. Ama Uzanlar'ın imparatorluğu başka bir şey..
Özellikle son olaylar şunu gösteriyor ki sanki onlar yapılarını daha baştan suç işlemek ve suçlarına kalkan oluşturacak yöntemlerin ihtiyaç duyacağı araçlarla beraber kaba kuvveti de organize ederek kurmuşlar.
Öyle olmasaydı İmar Bankası'nda 8,5 katrilyon liralık mevduat, yönetim kuruluna yerleştirilen resmi görevlilerin gözü önünde buhar olamazdı.
Hazine bonosu satma yetkisi kaldırıldığı halde gazete ve TV ilânları ile insanlan göz göre göre kandırıp 22 bin aileyi sefil, perişan hale düşüremezlerdi.
Yasaları uygulamakla görevli insanların hepsi satın mı alınmıştı?
Ya da bir kısmı kuru tehditlerle korkutularak esir durumuna mı düşürülmüştü?
Yataktaki esirler
Cem Uzan'ın silâhlı adamlarıyla el konulan çiftliğine yaptığı baskını izleyen araştırmalar, Hollywood'taki senaristlerin hayallerini aşan tuzak ve şantaj komplolarından yararlanıldığını düşündüren bulgular çıkardı ortaya.
Cem Uzan ve adamlan, TMSF'nin el koyduğu çiftliğe, hapis riskini umursamayan bir cüretle girdiler ve içerde 14 saat kalabildiler.
Polis daha önce silâhların saklı olduğu çelik kapılı odanın duvarında bu defa bir delik tespit etti. Lambriler kınlmış, duvarın içine gizlenmiş bölümde ne varsa alınmıştı.
Şimdi polis çiftlikteki evleri yeniden arayacak. Herhalde artık sadece hatıra eşyası toplayabilirler!
Neyse, biz Uzanlar'a dokunulmazlık sağlayan sihirli gücün nereden beslendiği sorusuna dönelim.
Son aramada misafirhane olarak kullanılan dört binadaki yatak odaları, bu suç organizasyonunun maşa olarak kullanmayı düşündüğü insanları nerelerinden yakaladığına dair bir fikir veriyor.
Kördüğüm ve ibret
Odalara, yangın alarmı kutusu görünümü verilen kameralar yerleştirilmiş ve bunlar yataklara tevcih edilmiş.
Kendi tuvaletlerine otomatik dışkı ve idrar tahlili yapan klozetler koyan Uzanlar, kameralarla misafirlerinin güvenliğini ve sağlık durumlarını izlediklerini söyleyebilirler mi?
Belki söylerler ama kasetleri vermezler. Artık ara ki bulasın!
Cumhuriyet tarihinin en karmaşık bilmecesi ile karşı karşıyayız. Bir hukukçu arkadaşım bana bir vakitler şöyle demişti:
"İyi okumuş, örgütlenme yeteği olan zeki bir adam, kaba gücü, siyasi gücü ve bitirim hukukçulardan oluşmuş bir ekibi kullanarak burada hayal ötesi zengin olur ve devlete de kök söktürür. Çünkü devletin böyle bir organizasyonla baş etmeye yetecek birikimde insan gücü ve örgütlenmesi yoktur."
Belki bu haberler, aynı tuzaklara bundan sonra düşmesi muhtemel insanların kulaklarına küpe olur.
Önümüzde bir kördüğüm var. Yeni şoklara hazır olalım.
Şok tedavisi!
Kurumlaşmamış yapıların kolay bozulduğuna çok örnek vardır. Ama Uzanlar'ın imparatorluğu başka bir şey..
Haberin Devamı

