Mitingin amacı laik rejimin sahipsiz olmadığını göstermek ve Başbakan’ın cumhurbaşkanı adayı olmasına “hayır” demekti.
Seçilmiş temsilcileri ile itirazını iktidara duyuramayan halk, bu mesajları kendisi vermek istedi.
Biz Türk demokrasisi için milât gerçekleşti derken boşuna sevinmişiz.
Meğer muhatapları, o gün Ankara dışında çok işleri olduğu için (!) izleyememişler bu tarihi mitingi ve yürüyüşü.
Koca bir ülkenin başbakanı, Abdüllatif Şener ve Cemil Çiçek gibi iki deneyimli devlet adamı nasıl böyle şeyler söyler?
Halkın bu yalana inanacağını nasıl düşünebilir? Bu komedi yüzünden bundan sonra tüm inandırıcılıklarını yitireceklerini nasıl hesap etmezler?
Yani şimdi, muhatapları adreslerinde bulunamadı diye yüz binlerce insan Ankara’da yeniden toplanıp kapılarına mı dayansın?
Her ihtimale karşı evde olacakları bir günü bildirsinler bari!
Özgüven yükseldi
Başını kuma gömmek devekuşlarını rahat ettirir ama tehlikeden korumaz. İktidar önderlerinin tavrı daha beter.
Çünkü tehlikeyi yaratan kendileridir ve şimdi üstüne üstlük, patlama noktasına getirdikleri yığınların gök gürültüsüne dönüşen uyarısını küçümseyen, görmezlikten gelen bir tutum izliyorlar. Tahriktir bu...
New York Times Gazetesi bile etkileyici mitingin sonuçlarını yorumlarken “Şimdi iki ayrı Türkiye var” dedi.
Tayyip Erdoğan ve arkadaşları eğer Atatürk’e ve cumhuriyet değerlerine bağlı kitlenin AKP’ye yönelmiş güvensizliğini algılamakta ve gereğini yapmakta geç kalırlarsa kendileri de zarar göreceklerdir.
Haklarını savunma yeteneğini 14 Nisan mitingi ile geliştirmiş cumhuriyete bağlı yığınlar, herkes emin olmalı ki AKP’ye İslâmi kökleri nedeniyle değil, sırf geçmiş iktidara ceza vermek amacıyla oy vermiş olan laikliğe bağlı merkez sağ seçmen kitlesiyle buluşacaktır.
Herkes mi yanılıyor?
Bu iktidarın yaptığı iyi işler var.
Ama laik rejimi irticai örgütlenmenin bazen köpüklü dalgalarla, bazen ölü dalgalarla ve hiç ara vermeden sürekli aşındırdığını görmeyen de yoktur.
Ordu, üniversite, yargı ve köşesine çekilmek üzere olan Cumhurbaşkanı sebepsiz mi uyardı? Yüz binleri Ankara’ya durduk yerde kuruntular mı topladı?
Sezer şunu diyor:
“Toplumsal ve bireysel yaşamda sergilenen çağ dışı görüntüler, dinci fetvalar, kamusal alanda türban kullanılmamasına ilişkin yüksek yargı kararlarına karşı tutumlar, tarikat ve cemaat mensuplarının devletin her kademesine yerleştirilmeye çalışılmaları, Türkiye’nin nereye götürülmek istendiğinin anlaşılması için yeterli olacaktır.”
Tayyip Erdoğan “Bu çok yanlış bir tespittir” diye itiraz ediyor.
Sonra da Allah bilir “Niye bu insanlar bana karşı” diye soruyordur kendine.
Oysa cevabı basit: Mesajları almadığını görenler, tehlikenin ondan kaynaklandığına inanmaya başlamıştır.
Değişimi tamamlanmadığı için Tayyip Erdoğan’ın gelişimi yarım kaldı!
Siyasi körlük
Mitingin amacı laik rejimin sahipsiz olmadığını göstermek ve Başbakan’ın cumhurbaşkanı adayı olmasına “hayır” demekti
Haberin Devamı

