Bundan yedi yıl önce Ergenekon tartışılırken “Ben bu davanın savcısıyım” diyen Başbakan nasıl bu kadar değişti?
Ne oldu da Ergenekon avukatlarıyla beraber “yeniden yargılanma”yı savunur noktaya geldiler?
Halkın merakı bu kadarla bitmiyor.
Şunları da soruyorlar:
Balyoz’u Yargıtay onaylarken “Karar verenleri tanırım. Hata yapma ihtimalleri çok azdır; hepsi konusunda en iyidir” diyerek Yargıtay yargıçlarına kefil olan AYM Başkanı Haşim Kılıç’ı bu oyunda nereye koyacağız?
Hele Başbakan’ın Başdanışmanı Akdoğan’ın “TSK’ya kumpas kuruldu” demesinden sonra?
Yani Haşim Kılıç bu söyledikleriyle kumpasa destek mi vermiş oldu farkına varmadan?
TBB Başkanı Feyzioğlu haklı; ülkenin Başbakan’ı, İçişleri Bakanı, danışmanları bir paralel devlet oluşumundan söz etmişse, “TSK’ya kumpas kuruldu” denmişse kimse “ya sabır” çekerek oturmaya devam edemez.
İşte tam da bu nedenle fikri olan herkes özel yetkili mahkemeler eliyle boğazlanan özgürlükleri kurtarmanın çabasına girişti.
Ben de tanınmış anayasa hukuku hocası Prof. Erdoğan Teziç’in çözümünü öğrenmeye çalıştım. Prof. Teziç yargılamanın yenilenmesi yoluyla çözüm aramanın yeni haksızlıklara yol açacağını düşünüyor.
Artık hiçbir sanık birkaç gün için bile olsa tutuklu yatmamalı zindanlarda.
CMK’nın 308. maddesi Başsavcı’ya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na itiraz yetkisi tanıyor. “Sanığın lehine itirazda süre aranmaz” hükmü de esneklik kazandırıyor.
Prof. Teziç’in dileği, yargı için kurtuluşu sağlayacak olan formülü siyasetçilere müdahale fırsatı tanımadan hukukçuların bulmasıdır.
Siyasetçiler dine karıştıklarında ne kadar bozgun yaratıyorlarsa yargının sorunlarına karıştıklarında hukuka o kadar zarar veriyorlar!
Zehirli elma
Dünkü Sabah Gazetesi Savcı Zekeriya Öz’ün sırtına hançer vurmaya benzer bir haberle çıktı.
Haber şu başlığı taşıyordu:
“Hükümet’e karşı yargı darbesinin beyinlerinden Savcı Öz, bir inşaat şirketinin parasıyla Dubai’deki otelde aile boyu bir hafta krallara layık tatil yaptı..”
Ekim ayında gerçekleşen altı gecelik ağırlamanın maliyeti 31 bin 588 dolar (68 bin 500 TL) tutmuştu ve bu para bir inşaat şirketi tarafından ödenmişti.
Misafirin bu pahalı ağırlamayı ne yaparak hak ettiğini öğrenmek çok zor.
Ama kolaylıkla tahmin edilecek bir şey varsa böyle ağırlamalar karşılıksız yapılmaz.
Savcı Öz kendini korusun.
Kendisine ait olmayan şeyler isteyebilirler!
Siyasetçiye bırakmayın
Haberin Devamı

