Türkiye meclis çoğunluğuna dayalı bir tek parti hükümeti ile istikrar sorununu çözdü.
Ama bu defa da muhalefet sorunu başımızı ağrıtıyor.
Ulusal meselelerde bile iktidarla işbirliği davetini kabul etmeyen, üstelik muhalefetini doğru bilgiler üzerine kurmayan CHP, sorumlu muhalefetin ne kadar önemli olduğunu ters örneklerle topluma öğretiyor.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek CNN Türk'e önemli bir açıklama yaptı:
Apo karan açıklanmadan bir hafta önce Dışişleri Bakanı Gül'le beraber CHP lideri Baykal'ın evine gitmişler.
Görüşmede meselenin hukuk zemininde soğukkanlılıkla çözülmesi için CHP'nin yardımcı olmasını istediklerini biliyoruz.
Çünkü olayı Apo yandaşlarının bölücü propaganda amacıyla, milliyetçi hassasiyeti kaşıyanların da AB muhalefeti için kullanmak isteyecekleri bellidir.
Ne işe yaradı bu yardım ve işbirliği çağrısı? Hiç..
Hatta tam ters sonuçlar doğurdu..
Farklı resimler..
Baykal "Öcalan'ı yeniden yargılamak ülkeyi kırar, böler, döker" dedi.
Grup Başkanvekili Koç AİHM kararına uymanın ülkeyi yüksek derecede "ateşe atma riski" doğuracağını söyledi.
Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen "Baskı yapalım ve kararın uygulanmaması için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ni ikna edelim" dedi.
Ana muhalefetin tavrından yansıyan tespit ve önermeler her gün biraz daha açığa çıkıyor ki ya bilgisizlik ürünüdür veya Türkiye'nin AB yolculuğuna kurulmuş tuzaklardır.
CHP bu sorunun çözümüne katkıda bulunmamıştır ama kılavuzluğunda Türkiye'nin nereye gideceği hakkında yeterli kanaati vermiştir.
Görüş açıklayan hukuk otoritelerinin çizdiği resim CHP'ninkine hiç uymuyor.
Prof. Süheyl Batum, Prof. Bakır Çağlar ve AİHM'deki Türk yargıç Rıza Türmen kararın kesin olduğu, Türkiye'nin bu mahkeme kararına uymak zorunda bulunduğu noktasında birleşmişlerdir.
Gölge etmesinler
Peki CHP'nin üstün güçler vehmettiği Bakanlar Komitesi'nin durumu ne?
Onun görevi de, AlHM tarafından saptanan ihlâlin ortadan kaldırılmasına yönelik adımları izlemek ve denetlemek..
Dün CNN Türk'e durumu değerlendiren AİHM yargıcı Rıza Türmen, sanki CHP'nin ürettiği kâbus senaryolarını da yalanlıyordu.
Türmen mahkemenin yeniden yargılama yanında ikinci bir yol daha gösterdiğini hatırlatarak şunu dedi:
"Başvuru halinde Türk mahkemesi sanık avukatlarına savunma için ek süre verebilir ve o sürenin sonunda delilleri değerlendirerek bir sonuca ulaşabilir."
Yani ülkeyi kırıp dökmeden çözüm şansı vardır.
Yeter ki siyasetçiler hukukçuların işine karışmasın ve bu meseleyi oy uğruna kaşımaya kalkışmasın..
Siyaset dışarı!
Türkiye meclis çoğunluğuna dayalı bir tek parti hükümeti ile istikrar sorununu çözdü
Haberin Devamı

