Sistem arızası!

Haberin Devamı

Demokrasileri diktatörlüklere üstün kılan en önemli fark muhalefetin niteliği ve işlevidir.

Muhalefet, demokratik iktidarların şansı ve avantajıdır.

Onun rolü, iktidarın görmediklerini görüp kamuoyu önüne getirmektir.

Akıllı iktidarlar bundan yararlanır.

Çünkü muhalefet böylelikle, başarısızlığa uğramasını beklediği iktidarın elinde olmadan başarısına hizmet eder.

Van ve Erciş’te günler geçtikçe sorunlar ağırlaşıyor, çaresizlik büyüyor.

İktidar muhalefetin sesine kulak verse ve yapılan eleştirileri “düşmanlık” gibi algılamasaydı Başbakan Van’da bakanları ile yaptığı toplantıdan sonra basına açıklama yapma kararından vazgeçerek canı sıkılmış bir halde Ankara’ya dönmek zorunda kalmazdı.

Eleştirel gözle bakanlar “gözünü çıkarırım” tehdidi ile susmak zorunda kalmasa sorunların bu boyuta ulaşmasını önleyebilirdi.

Van’da hâlâ çadır, ekmek ve gıda sıkıntısı çekilmesine sebep olan aksaklıklar sürmezdi.

Soğuğa bağlı hastalık ve ölümlerin ayıbı yaşanmazdı.

TSK’ya “soğuk iklim çadırı” üreten fabrikaları Van için alârma geçirmek mutlaka birilerinin aklına gelirdi.

Başbakan’ın, bakan ve bürokratlardan oluşan takımı ile yaptığı toplantıda “Siz bana sorunu tam anlatmamışsınız. Burada sorun çok daha ciddi. Kış şartlarında Van’daki sorunlara hemen çözüm bulmalıyız” dediği öne sürülüyor.

Demokratik muhalefetin ve özgür medyanın adam gibi işlemesine imkân yaratılmış olsaydı, can sıkıcı gerçeklerle yüzleşmek için Başbakan’ın mutlaka Van’a gitmesi gerekmezdi.

Muhalefeti sürekli horlayan, ne dediğini dinlemeyen ve medyanın sesini kesen iktidarların durumunu tanımlayan söz en azından gaflettir. Ve yaşadığımız da budur.

Ama çok uzadı; uyanmak lâzım!

Bu ölüm önlenebilirdi

Kâşif Kozinoğlu “Özel Kuvvetler Komutanlığı”nı kuran bordo bereli bir askerdi.

Sonra “MİT’in kara kutusu” şöhretini hak edecek önemli görevler yaptı bu teşkilâtta.

Sekiz ay önce “terör örgütü üyesi olmak ve devlete ait gizli belgeleri temin edip açıklamak” suçlaması ile tutuklandı.

On gün sonra ilk duruşmasına çıkacağı mahkemenin bulunduğu cezaevi kompleksinde, kendini savunma imkânını bulamadan da öldü.

Adalet Bakanlığı ölüm sebebinin “ağır spora bağlı kalp krizi” olduğunu açıkladı.

Kâşif Kozinoğlu’nun sahip bulunduğu devlet sırları, ölümün pek çok çevrede şüphe ile karşılanmasına sebep oluyor.

Burada da kaynak sorun sistem arızasıdır!

CHP ağır bir hüküm verdi: “(...) devlete emanet edildiği söylenen bir kişi daha, kimleri ürküttüğü bilinmeyen tüm bildikleri ile ölüme gitmiş ya da gönderilmiştir!”

Ana muhalefet, özel yetkili mahkemeler ile infaz evlerini “adaletin değil, sahte davaların merkezi” diye tarif etti.

Aynı ölüm olayına iktidar yanlısı medya da “şüpheli ölüm” damgasını vurdu.

Onlar da Kozinoğlu’nun Ergenekon’a zarar vermemesi için yok edildiğini ima ediyorlar.

Kozinoğlu’nun “eksik müdahaleye kurban” gitmiş olması, gerçeğe en yakın ihtimal gibi duruyor. Çünkü kalp krizi geçiren tutuklu, 76 dakika boyu cezaevinde ve en yakın devlet hastanesinde uzman hekim yardımı alamamıştır.

Silivri’de Mehmet Haberal’ı ziyaret eden CHP heyetinin üç ay önce saptayıp açıkladığı eksik dikkate alınsa büyük ihtimalle bu ölümün önüne geçilecekti.

Yani sorun yine, muhalefeti hor gören, çok gören bir anlayışın sebep olduğu demokrasi arızasıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR