Türkiye bir sürprizler ülkesi. Tam bir hisseli harikalar kumpanyası...
DTP yönetimi baraj engelini bağımsız adaylıklar yolu ile aşıp meclise girerek parti grubu kurdu.
Bu gelişme umut yarattı. “Kürt sorunu” artık silâhla işi olmayan insanlar tarafından sahiplenilip tartışılacaktı. Ayrıca böyle bir gelişme PKK’nın toplumdan izole edilmesi için fırsattı.
Bu gerçeği aynı anda terör örgütünün elebaşısı olan bebek katili de gördü ve düğmeye bastı.
Hedef PKK’yı kurtarmak için DTP’yi ve meclisteki temsilcilerini feda etmekti. Böylelikle Türkiye, Kürt sorununun siyasal planda tartışılmasını kabul etmeyen bir ülke durumuna sokulacak ve PKK meşrulaştırılmış olacaktı.
DTP milletvekilleri bunun için ne lâzımsa yaptılar. DTP’nin meclis grup başkanı Ahmet Türk daha dün “PKK’yı kınarız ama şartların oluşması lâzım” diyordu. Bu söz, belli şartlarda terörü haklı görmek değil mi? Böyle parti olur mu?
Yargıtay C. Başsavcısı’nın DTP hakkındaki kapatma talebini içeren iddianameyi Anayasa Mahkemesi dün kabul etti. Yargılama ceza davası prosedürü içinde yürütülecek.
Ama yüksek mahkemenin başkanı ceza yargıcı değil. Daha fenası hukukçu bile değil!
İktidar önderleri DTP’ye kapatma davası açıldı diye çok üzüldüler. Meclis Başkanı bile “DTP’yi kapatmak doğru değil” diyebiliyor.
AKP tarzı siyaset böyle... DTP’nin kapatılmasına sebep olacak eylemleri suç olmaktan çıkaracak meclis çoğunluğu ellerinde. Ama yasayı değiştirmek yerine mahkemeye baskı yapmayı tercih ediyorlar.
Gün geliyor yargının verdiği kararlarla hükümetin işine karıştığından yakınıyorlar, gün geliyor böyle kurtarıcı yorumlar yapması için yargıçların ağzına bakıyorlar!
Öğretmenler
Bugün Öğretmenler Günü. Bütün öğretmenlere saygı ve minnet...
Onlara niçin dünya markaları yaratacak beyinler yetiştiremediklerini sormayı çok isterdim.
Yürürlükteki düzen üniversite sınavlarında “sıfır çeken” öğrencilerin sayısını geçen yıl 25 bin iken bu yıl 47 bine çıkarmıştır.
Eğitimimiz ne gençleri üniversiteye hazırlıyor, ne meslek kazandırıyor.
Bunun baş nedeni öğretmenlere lâyık oldukları saygı ve ilgiyi göstermeyişimizdir.
Atatürk’ün öğretmenleri toplumun lideri idi. Fakat bu meslek son elli yıldan beri sürekli düşüş yaşıyor.
Öğretmenlik ideal mesleği olmaktan çıkmıştır. Öğretmenler ekonomik anlamda adeta süründürülüyor.
Üçüncü derecede öğretmenin maaşı 40 yıl önce 29 Cumhuriyet altınına denk geliyordu. Şimdi 6 altına geliyor.
Adeta öğretmenleri kaçırarak kadroları boşaltma amaçlı bir siyaset yürütülüyor ve imam hatipli yöneticilerin laik düşünceli öğretmenler üstünde estirdiği sürgün ve soruşturma terörü bu sevgi ve saygıdan yoksun politikaya destek veriyor.
Bugün öğretmenlerin bayramı değil olsa olsa eskiye özlem günü olur.

