Sırat köprüsü

Yalnız Irak'ın değil Türkiye'nin geleceği için de belirleyici kararların alınacağı tarihi bir haftaya girdik. Şu anda Irak'la ilgili hangi ihtimaller, ne ölçülerde geçerlilik taşıyor?

Haberin Devamı

Yalnız Irak'ın değil Türkiye'nin geleceği için de belirleyici kararların alınacağı tarihi bir haftaya girdik.

Şu anda Irak'la ilgili hangi ihtimaller, ne ölçülerde geçerlilik taşıyor?

1- Amerika'nın çığ gibi büyüyen savaş karşıtı kamuoyundan etkilenerek silâh denetçilerine zaman tanınmasına rıza göstermesi: Yüzde 10

2- Saddam'ın sürgünü kabul ederek savaş sebebini ortadan kaldırması: Yüzde 5

3- Amerika'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki muhalifleri bir şekilde ikna ederek savaşa meşruiyet zemini kazandırması: Yüzde 25

4- Tek başına savaş kararı alacak olan Amerika'nın kendisi ile birlikte hareket edecek ülkelerle operasyonu başlatması: Yüzde 60

Türkiye'nin çıkarı elbette savaşsız çözümdür. Ama savaş olursa bu hiç değilse Birleşmiş Milletler'e rağmen olmamalı.

Niçin zaman lâzım?
MGK Türkiye'nin muhtemel bir savaşta ABD'ye destek vermesini, BM kararı şartına bağlamıştı.

ABD Başkanı Bush Washington'da Dışişleri Bakanı Yakış ve Devlet Bakanı Babacan'dan Amerikan askerlerinin Türkiye'den geçişine ilişkin kararın yarına kadar meclisten çıkarılmasını istedi.

Türkiye MGK'ya rağmen üslerin modernizasyonu ile ilgili kararı vermiş, Başbakan Gül de "Amerika'nın yanında" olduğumuzu daha önce açıklamıştır.

Şimdi Dışişleri Bakanı Yakış'ın "Zamanla ilgili zorluklar var. 18 Şubat'a kadar meclisten karar geçirmek mümkün olmayabilir" sözü ne anlama geliyor?

Bu zaman bize niçin lâzım?

BM Güvenlik Konseyi'nden Amerika'nın istediği kararın çıkıp çıkmadığını görmek için mi, yoksa savaş zararlarımızı karşılamaya yönelik ekonomik yardım paketi ile ilgili Amerikan taahhütlerini güvenceye bağlamak için mi?

Devlet Bakanı Babacan dün iki nedenin de geçerli olduğunu belli etti.

Sakal-bıyık sorunu
Amerika Türkiye'yi tatmin edecek bir ekonomik yardım paketini sonuçlandırır fakat BM'den istediği karan çıkaramazsa ne olacak?

İktidarın bu hafta cevabını vermekte zorluk çekeceği en hayati soru işte bu olacaktır.

Bir yanda Kuzey Irak'taki güvenlik çıkartanınız nedeniyle savaşa seyirci kalmama mecburiyetimiz ve ekonomik destek konusunda Amerika'ya bağımlılığımız..

Öbür yanda milletlerarası hukuk önünde meşruiyeti şüpheli bir savaşın içinde olmak, Amerika'yla daha iç içe hale gelip Avrupa'dan uzaklaşma riskini kabullenmek..

"Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal" benzetmesi tam bizim durumumuzu anlatıyor.

Ünlü stratejist Brzezinski "Amerika Türkiye için bir güvenlik garantisidir. Ama Türkiye'nin demokratik geleceği Avrupa Birliği'dir demişti.

Yani ikisi de feda edilemez. İktidar bu hafta sırat köprüsünden geçecek!

DİĞER YENİ YAZILAR