Sırat Köprüsü

Filistin davasının sembolü Arafat öldü, Allah rahmet eylesin. Artık başarıları ile günahlarını bu dünyada sorgulamanın hiçbir değeri yok

Haberin Devamı

Filistin davasının sembolü Arafat öldü, Allah rahmet eylesin. Artık başarıları ile günahlarını bu dünyada sorgulamanın hiçbir değeri yok.

Geride kalanlara, yaktığı ateşi kontrol etmek, yönlendirmek ve adaletli bir barışa götürmek düşüyor.

Çünkü dünyayı tehdit eden İslâmi terörü, Filistin halkına yıllardan beri reva görülen haksızlığa isyan duygulan besliyor.

Arafat halefini belirlemediği için ardında tehlikeler barındıran büyük bir boşluk bıraktı. Filistin ya demokratik yoldan yeni liderini bulacak veya şiddet yanlılarına teslim olmakla sonuçlanan bir kadere bu talihsiz halkı mahkûm edecektir.

Dünyanın selâmeti, bölgede iki devletli çözümün gerçekleşmesine bağlıdır. Çözümün eşiğinden dönmesi Arafat'ın en büyük yanlışı idi. Bu yanlışı İsrail alabildiğine sömürdü ama fırsatçılığın esenlik getirmediği kendi halkı tarafından da görüldü.

İki halkın acılarına ve küresel boyutlar kazanan terör tehlikesine ancak adalete dayanan bir akıl son verebilir.

Başkan Carter'ın ulusal güvenlik danışmanlığını yapan stratejist Brzezinski "Filistinlilerce uygulanan terörizm reddedilmeli, kınanmak.. Evet ama bu kınama, giderek artan vahşi baskılara, sömürgeci yerleşimlere ve yeni bir duvar örmeye yönelik bir desteğe dönüştürülemez" diyor.

Brzezinski, küresel liderliğin gereği olarak Amerikan yönetimine şu uyarıyı yapıyor: "Düşmanın kim olduğunu, bu kişileri bize karşı eylem yapmaya neyin yönlendirdiğini sormamız gerekir. Bu tehditle mücadelede bizimle aynı değerleri paylaşanlarla birlikte nasıl çalışabiliriz?"

Bush yönetiminin Şaron'a teslimiyetin sonuçlarını artık görmesi gerekiyor. Filistin'de olduğu kadar İsrail'de de barışı isteyenler çoğunluktadır ve ABD'nin küresel güç olarak yardım elini uzatma mecburiyeti vardır.

Arafat'ın hayatı iki devletli çözümü görmeye yetmedi ama ölümü ile ardında bıraktığı boşluğun taşıdığı tehlikeler, onun ruhuna huzur verecek bir uyanışın kapısını açabilir.

Bu, ABD'nin gücünü adalet ve barış için kullanmasına, Irak'tan yüz akı ile çıkmanın bile Filistin'den geçtiğini görmesine bağlı.

Cehalet lobisi ve rövanş
Emirle oluşturulan "bilim kurulu"nun hızlandırılmış tren faciası için hazırladığı raporu iktidar yandaşları rövanş silâhı gibi kullanmaya başladı.

"Biz bu kazanın makinist hatasından, hız sınırının aşılmasından doğduğunu söylememiş miydik? İşte biz haklı çıktık, siz şiştiniz!"

Adının başına "tarafsız" sözcüğü konulan her kurul tarafsız olmaz. Bu kurul bile mevcut yetersiz alt yapı ile bu projenin yürümeyeceğini, teknoloji desteğinden yoksunluğun kazadaki belirleyici sebeplerden biri olduğunu kabul etmiştir.

Biz cahil ve kaderci zihniyetin katliam yarattığını söylemiştik. Rapor bu gerçeği inkâr etmiyor.

"Hayır, o dönemece 80 km. ile girilseydi tren devrilmezdi" diyen varsa, bu raporu gösterip hızlı treni yeniden işletmeye başlasınlar bakalım..

Aklı başında bir makinist ve yeteri kadar serdengeçti yolcu bulabilirler mi, görelim!

DİĞER YENİ YAZILAR