Ankara'da üç gündür esrarengiz şeyler oluyordu. Siirt seçiminden sonra normalde bir hafta alacak süreç iki güne sığdırıldı.
Bu bilinçli ve örgütlü sürat, Erdoğan'ın kabinesini hemen açıklayacağı ve hafta sonuna kadar da malum tezkereyi meclisten geçireceği beklentisini yarattı.
Ama sonra "devlet gemisi" birden yavaşladı ve sisler limanında demirledi.
Sessizliği ve bilgi boşluğunu spekülatif haberler doldurdu.
Hakim görüşe göre Erdoğan, Irak için bastıran Amerika'yı oyalamak için işi uzatıyordu. Bir kesim "Türkmenler konusundaki güvence yeterli bulunmadı" derken bir kesim "Uluslararası meşruiyet şartı netleşsin diye BM kararı bekleniyor" diyordu.
Bizce meşruiyet gerekçe olamaz.
BM kararı lazımsa bize değil ABD'ye lâzım.. Çünkü savaşı başlatacak olan ülke Amerika'dır. Türkiye savaş ilân ermeyecek, sebebi olmadığı bir savaşın zararlarını asgariye indirmek amacıyla meşru savunma hakkını kullanacaktır.
Bu da uluslararası hukukun saygı gösterdiği bir hakta.
Türkiye Irak'ın bütünlüğünü korumasını, petrol yataklarının bir etnik grubun eline geçmemesini ve Türkmenlerin güvencede olmasını, ulusal çıkarlarının şartı sayıyor.
Türkiye Kuzey Irak'a girmezse bu tehlikeleri önleyemez.
Amerikan askerlerinin Kuzey Irak'a geçişine izin vermeden girmesi de maliyeti korkutucu bir macera olur.
Yeni hükümet kurulduğuna göre siyasetin ikinci tezkereyi meclisten geçirmek amacında yeniden hız kazanmasını bekleyebiliriz.
İki önemli değişiklik
Yeni hükümet hayırlı olsun.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Gül kabinesine sahip çıkmıştır.
Önemli iki değişiklik, tezkereye muhalefetini şova dönüştüren Yalçınbayır'ı kabine dışı bırakması ve Erkan Mumcu'yu Milli Eğitim Bakanlığı koltuğundan almasıdır.
Bunlar etkin bir icraat yapma ve toplumsal gerginliklerden sakınma amaçlı doğru tercihlerdir.
Yalçınbayır'ın korunması, tezkereyi popülizm uğruna sömürme heveslerine cesaret verebilir, Mumcu'nun Milli Eğitim'de kalması ise kritik bir dönemde üniversiteleri karıştırabilirdi.
Yeni Milli Eğitim Bakanı Çelik, üniversite ile işbirliği ve demokratik uzlaşma sağlayabilecek mi?
Dileriz sağlar. Ama "Tezkereye babam istemediği için ret oyu verdim" sözü onu da sakatlıyor.
Eğer yine soracak olursa babası inşallah "Evlâdım, bana değil üniversite hocalarına sor. Onlar daha iyi bilirler" der de iyi bir Milli Eğitim Bakanı kazanırız!
Sıra tezkerede
Ankara'da üç gündür esrarengiz şeyler oluyordu. Siirt seçiminden sonra normalde bir hafta alacak süreç iki güne sığdırıldı.
Haberin Devamı

