Şipşak Çankaya

Bütün kamuoyu araştırmaları “Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin” tercihinin ezici bir çoğunluk oluşturduğunu gösteriyor

Haberin Devamı

Bütün kamuoyu araştırmaları “Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin” tercihinin ezici bir çoğunluk oluşturduğunu gösteriyor.

Sadece AKP seçmenlerinin nabzını ölçen anketlerde bile bu durum değişmiyor.

Çünkü partizan kafalar dışında herkes biliyor ki bugünkü meclis bir tepki oluşumudur. Halkın önemli bir kesimi yolsuzluklar yüzünden siyasete küsüp sandığa gitmemiş, gidenler de AKP’yi falaka sopası gibi kullanmıştır.

Sonuçta AKP sandığa giden seçmenin üçte birinin, tüm seçmen sayısının dörtte birinin oyu ile mecliste üçte iki çoğunluğu elde etmiştir.

Yani uzlaşma aranmadığı takdirde bu meclis kompozisyonu ile seçilecek olan cumhurbaşkanı, Baykal’ın dediği gibi AKP’nin cumhurbaşkanı olacaktır, “cumhur”un başkanı olmayacaktır.

Ama görüldüğü kadarı ile bu tuhaflığı AKP kendine dert etmemektedir. Eleştirileri haklı çıkaran bir tutum içinde parti üst yönetimi Cumhurbaşkanı seçimini AKP’nin iç işiymiş gibi yönetmektedir.

Seçim sürecinin başlayacağı 16 Nisan’a bir ay kaldı. Hâlâ ortada resmileştirilmiş bir aday yok.

AKP sahte anketlerle Köşk’e çıkmaya kararlı olan Başbakan’ı korumaya, sahte adaylar göstererek halkı oyalamaya çalışmaktadır.

Göreceksiniz 16 Nisan’da bile adaylarını ilân etmeyecekler, bunun için aday bildirimine ayrılan on günlük süreyi bile sonuna kadar kullanacaklardır.

Ankara’daki Batılı ülkelerin büyükelçilikleri bu durumu resmi bir soruya muhatap olduklarında “Türkiye’ye özgü bir süreç” diye değerlendirmekte ama kendi aralarında konuşurken demokrasimizin geri kalmışlığı ile alay etmektedirler.

Seçiminden üç gün önce adaylığı ilân edilmiş dünyanın ilk cumhurbaşkanı bir Türk olacaktır.

Başbakan Erdoğan’ın Kopenhag kriterlerine alternatif olarak öngördüğü Ankara kriterleri buysa eksik olsun!

***

Utan, yeter
“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” derler ya Sabah’ınki o kadar bile dayanmadı.

Çünkü o söz standart yalancıların kaderini yansıtır. Sabah’ın durumu, dürüst bir kuruma iftira atan yalancıların düştüğü ibreti yansıtıyor.

Biliyorsunuz VATAN, Turgay Ciner’in Taksim’de 24.5 metre yüksekliğe sahip inşaat projesini 125 metreye çıkarma talebini haber yaptı.

Belediye Başkanı Topbaş “Kimsenin böyle bir talebi olmadı” diye tepki gösterdi.

Sabah’ın Genel Yayın Müdürü de Topbaş’ın çıkışından aldığı cesaretle olmalı dün köşesinde VATAN’ı yalancılık ve tetikçilik yapmakla suçladı.

Her gün köşesinde âleme nasıl adam olunacağını öğreten birinin saldırmadan önce hiç değilse bir gün beklemesi gerekirdi.

Bu basireti gösteremediği için dün sabah, iftiralarını yüzüne şamar gibi vuran belgelerle karşılaştı. Belgeleri bugün tekrar yayınlıyoruz.

“42 katlık izin talebini belgelerlerse binayı onlara hediye edeceğiz” diye yazmış ama sözünü ciddiye almıyoruz.

Fazilet ticareti yapan sahte şövalyeler mahcup olsun, o mahcubiyetle adam olsunlar bize yeter!

DİĞER YENİ YAZILAR