Barıştan yana bir devlet olmanın şartı, bazı sorumluluklardan vazgeçmek değildir.
PKK tarafının sık tekrarlanan bir itirazı var. Diyorlar ki...
“Örgüt ateşkes sürecine girdiğinde devletin güvenlik güçleri operasyonları durdurmalıdır...”
Başbakan haklı olarak itiraz ediyor.
Devlet dağı, bayırı silâhlı eşkıyanın keyfine terk edemez.
İhanetin ipoteği kalkana kadar devlet silâhlı güçlerini kullanacaktır.
Son yıllarda Türkiye’nin ekonomik gücü ve uluslararası siyasette ağırlığı arttı. O nedenle potansiyeli kadar riskleri ve sorunları uluslararası zeminlerde arayış ve tartışma konusu oluyor.
Her gün Batı medyasında birkaç makale Ankara’daki yöneticilere doğru çözümleri göstermeye çalışıyor.
Dünkü New York Times “Türkiye Kürtlerle nasıl barış sağlayabilir?” başlıklı bir yazı yayınladı.
Tanınmış bir gazeteci-yazar olan Aliza Marcus, çözüme giden kapıyı açmak için üç adım atılmasını şart koşuyor.
1. Başbakan, müzakere sürecine bağlılığı konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmamalı; (Türkçesi, toprak bütünlüğü hariç her şey tartışılabilmeli.)
2. PKK’nın, barış süreci başlarken değil, sonunda feshedileceğini Başbakan Erdoğan anlamalı; yani PKK’dan teslim anlamına gelecek tek taraflı bir ateşkes beklenmemeli.
3. Müzakerede tek başına Öcalan doğru seçim olmaz, BDP de muhatap alınmalı.
Bölücü terör Türkiye’nin otuz yıldır kanayan yarası. Çözüm yaratma şansı hiç bu kadar yakına gelmemişti.
Bireyleri ve kurumları ile toplum bu tarihi şansı kullanma yeteneğine kavuşmuş mudur, yoksa tahriklere kapılarak kötülerin oyuncağı olmaya devam mı edecektir?..
Bu sorunun cevabını, cenazelerin toprağa verileceği bugün alacağız.
Tanrı ülkemizi, halkımızı korusun.
O Fransa yok!
Vicdan taşıyan herkes Paris’teki infazların ardındaki melânetin açığa çıkarılmasını bekliyor.
Fransa’nın polisini, istihbaratını utandırmak ve işe sarılmasını sağlamak için pohpohluyor.
Ama Paris’te konuşmasını ve katilleri bulmasını beklediğimiz makamlar ölüm sessizliği içinde.
Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir “Özgürlüğün, adaletin ve eşitliğin ilân edildiği şehre büyük bir gölge düşmüştür” diyerek kalplerine seslenmek istemiş.
İşe yarar mı?
Emekli bir büyükelçi olan siyasetçi Onur Öymen uyarıyor.
Hayal kuranlar varsa onlara “vazgeçin” nasihati veriyor.
Çünkü Fransa, küçük bir Türk şehitliği gibidir. 1975’ten 1981’e kadar Ermeni teröristler yedi Türk temsilciyi öldürmüş, teslim olan biri dışında tüm katiller sırra kadem basmıştır.
Fransa’nın geleneksel PKK hamiliği onu daha pişkin davranmaya itecektir.
Bugünkü Fransa’yı ihtilâlin erdemlerine varis görmek yanılgı olur!
Sınav günü
Haberin Devamı

