Sınav başladı

Başbakan'ın "çok şeye gebe" dediği toplantılardan beklendiği gibi bir aslan kükremesi çıkmadı...

Haberin Devamı

Başbakan'ın "çok şeye gebe" dediği toplantılardan beklendiği gibi bir aslan kükremesi çıkmadı.

Şehit cenazelerini "vatan sağolsun" tevekkülü ile kaldıran munis bir yönetimin şimdiye kadar belki yüz kere söylenmiş fakat dinlenmemiş uyarı ve ricaları çıktı.

PKK terörünü, otuz bin hayata mal olan uzun ve kahırlı bir mücadele sonunda bastırmıştık. Fakat kalıntıları Amerika'nın Irak'ı işgalinden yararlanarak derlenip toparlanma olanağı buldu ve son zamanlarda Türkiye'ye sızarak eylemler yapabilecek güce yeniden ulaştı.

Fiilen bölünmüş olan Irak'ın kuzeyine egemen Kürt yönetimi muhalefet ettiği, Amerika da Irak'taki sorunlarının büyümemesi için onlara boyun eğdiği için Türk askeri bu melânet çetesine sınır ötesi takip uygulayamıyor. Onlar da vur-kaç kalleşliği ile bu imkânı, gencecik fidanlarımızı kırmak amacında kullanıyor.

Neden hep yoksullar?
Son olarak iki günde 14 şehit verilmesi, bir ulusal irkilme etkisi yaratmıştır. "Kurtulduk" dediğimiz bir belânın yeniden hortlaması, halk arasında değişik değerlendirmeleri beraberinde getirmiştir.

Siyasi iktidarın pasifliği sorgulanmakta, hatta kaldırılan şehit cenazelerinde vatan savunmasına adanmış hayatların hedef olduğu risklerin adaleti, şüpheci itirazlara konu olmaktadır.

Son şehitlerden er Emrah Öztürk'ün Tekirdağ Şarköy'de yaşayan babası İsmet Öztürk bakın ne demiş:

"Onu tarlada çapa kazarak büyüttüm. Hep bizim gibi yoksul insanların çocukları ölüyor. Ülkeyi yönetenlerin çocukları neden buralara gitmiyor?"

Kanlı bir kısır döngü sürekli kendini tekrarladıkça bu itirazlar çoğalacaktır. Teröre karşı savaşmak ahlâki açıdan da sadece bir görev değil mecburiyettir. Ama bu onur borcunun hakça paylaşıldığı konusunda kimsenin bir şüphesi olmamalıdır.

Fark yaratmak lâzım...
"Hep yoksullar ölüyor" yakınması, "Eğer varlıklılarla yönetenlerin çocukları da gitseydi, bu belâya mutlaka çözüm bulurlardı" inancına dayanmaktadır.

PKK terörüne karşı savaşta farklı, kararlı ve daha cesur eylemler içeren bir dönemi başlatmak zamanı gelmiştir.

Dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuzey Irak'ta barınan bölücü çetenin tasfiye edilmesini Bağdat hükümetinden ve işgal otoritesi durumundaki Amerika'dan talep etmeye karar vermiştir.

Düne kadar cevapsız kalan bu tür taleplerin şimdi dikkate alınmasını sağlamak için siyasi iktidar ne fark yaratacaktır?

Bunun cevabı yok... Hükümet Sözcüsü Çiçek, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını sonuna kadar kullanacağını söyledi dün.

Şimdiye kadar kullanmıyor muyduk?

AKP için iktidar döneminin en hayati sınavı başlamıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR