Şimdi tamam

Almanya'daki "Kürt Festivali" ne ilişkin soruşturma kapsamında iki parti başkanı ile üç müzisyenin gözaltına alınması, AB ile üyelik müzakerelerine başlamak için hazır hale geldiğimize inanan herkesin yüreğini ağzına getirdi

Haberin Devamı

Allah garip kulunu sevindirmek için önce eşeğini kaybettirir sonra semersiz buldururmuş.

Almanya'daki "Kürt Festivali" ne ilişkin soruşturma kapsamında iki parti başkanı ile üç müzisyenin gözaltına alınması, AB ile üyelik müzakerelerine başlamak için hazır hale geldiğimize inanan herkesin yüreğini ağzına getirdi.

Acaba kriterleri yerine getiren uyum yasaları, bu sınav sonunda göstermelik birer "teftiş fırçası" durumuna mı düşecekti?

Şükür ki öyle olmadı.

DGM Savcısı müzisyenleri, tutuklanmalarını talep ettiği iki parti başkanını da Ankara 1 No'lu DGM Yedek Hakimliği serbest bıraktı.

Gözaltı kararları belki yine de aleyhimize kullanılacaktır ama çektiğimiz heyecana değecek önemli bir kazanım bu tecrübe sayesinde tescillenmiştir:

Uyum yasaları süs eşyası olmayacak, Türkiye bundan böyle hak ve özgürlükleri teminat altına alan
bir uygarlık iklimine nihayet kavuşacaktır.

Bunda "Hakimlerimiz, savcılarımız yasaları, çıkış muradına uygun yorumlamalı" diyen Adalet Bakanı Çiçek'in siyasi iradeye tercüman olan teşvikleri elbet rol oynamıştır.

Ama yargı kurumunun uyum yasalarını algılayış biçimi daha önemlidir. Yargıtay Başkanı Özkaya'nın Yargı Yılı'nı açış konuşmasında yaptiğı çağn, Türkiye ile ilgili tereddütler dönemine son verecek iyi bir işaretti:

"Yasaları değiştirmek ve yenilemek zaman almaktadır. Savcıların ve yargıçlann, elverdiği ölçüde yasaları daima insan hak ve özgürlüklerinin daha geliştirilip yerleştirilmesi yönünde daha ilerici, daha çağdaş, daha geniş ufuklu yoruma tabi tutarak uygulamaları gerekmektedir."

Evet, gözaltı oldu ama olsun.

Bu fırsat, yargının uyum yasalarına hayat vermesini sağladı.

AB yolunda çok güçlü bir adımdır bu...



Topu taca atmak!
İmar Bankası mağdurları inlerken BDDK Başkanı Dubai'de ne arıyor, merak ettim.

Amaç "Bizden ibret alın" diyerek insanlığa hizmet etmekse, bunun ülke ve paralarını isteyen yüz binlerce aileye hiçbir yararı olmaz.

Pazar günü İmar'daki mevduatın 50 milyar liraya kadar olan kısmının derhal ödenmesi için çağrı yaptık.

Çünkü devlet, 3 Temmuz öncesi, yani bu hesapların açıldığı tarihte 50 milyar liraya kadar olan mevduatı garanti ediyordu.

Niçin bu garanti sonra sınırsız hale çevrildi? Birileri mi korunuyor?

O birkaç kişi yüzünden yüz binlerce küçük tasarruf sahibi harcanacak mı?

Dubai'ye değil Fizan'a da gitse bu sorular BDDK Başkanı'nı kovalayacaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR