Silâh sesleri

Begüm'ün babası ağlattı beni.. "Onu yüzünden öpmeye kıyamaz ellerini öperdim" demiş..

Haberin Devamı

Begüm'ün babası ağlattı beni.. "Onu yüzünden öpmeye kıyamaz ellerini öperdim" demiş..

Zavallı adamın yüreğindeki yangın hiç sönmeyecek, on yıllar geçse de Begüm'ü ve onunla paylaştığı dünyayı hep özleyecektir..

Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Begüm, töre denilen anlamsız, hastalıklı ve uğursuz bir alışkanlığın son kurbanıdır.

Düğünde havaya ateş ederek sözde erkeklik ve güç gösteren yaratıklar tarafından gencecik yaşında öldürülmüştür.

Yaşasaydı ileride önemli işler başaracağını belli etmişti. Hocaları ve arkadaşları bunu söylüyor..

Ama masum tebessümü ve güzel yüzü ile toplumda uyandırdığı duygular, onu yine önemli bir misyonun mücahidi yapabilir.

Medyadaki yansımalar gösteriyor ki, kaybından duyulan üzüntü ve öfke, toplumu silâhlardan arındırma çabalarına yardımcı olabilir.

Toplum barut..
Türkiye'de çoğu ruhsatsız olduğu bilinen yedi milyon dolayında silâh bulunuyor. Yani yetişkin her 5-6 kişiden biri silâh taşıyor demektir.

Araştırmalar silâhların kavga yanında düğünlerde, askere uğurlamalarda ve maç sevinci yaşarken kutlama amaçlı da kullanıldığını, havaya sıkılan kurşunlardan yılda ortalama 700 kişinin öldüğünü ortaya koyuyor.

Dünkü haber ve yorumlarda "kör kurşun" ve "serseri kurşun" nitelemesi ile yanlış bir hedefin dövüldüğünü görmüşsünüzdür.

Serseri ve kör olan, ölümlere sebebiyet verdiğini bile bile o kurşunu ateşleyen yetersizlikle malul hasta ruhlu insanlardır.

Bu yılın ilk yarısında 7 bin 425 adet silâhlı suç işlenmiş.

Demek ki bu ülkede insanlar sevindikleri zaman havaya, ihtilâfa düştükleri zaman birbirlerine ateş ediyor.

Ekonomik zorluklar, işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik nedeniyle, üstüne üstlük bölücü kışkırtmalar nedeniyle toplumsal tahammül sınırı her gün biraz daha aşağı gidiyor.

Ama AKP iktidarı gidişi kaygısızca izlemektedir. Gaflettir bu.

Gürültülü tekzip..
Temmuzda Ordu'daki bir düğünde havaya ateş eden iki milletvekilini, dokunulmazlıklarını kaldırarak adalete teslim etmek ibret yaratmak için mükemmel bir fırsattı. Ama iktidar kullanamamıştır.

Gecikmeli de olsa meclis açılınca kullanılması yararlı olur.

Bu kararlılık gösterisi yeni yasal düzenlemeler için büyük toplumsal destek üretecektir.

Öncelikle ruhsatsız silâh kullanma alışkanlığını azaltmak gerekiyor. Bu suçu işleyenlerin genellikle cezasız kaldığı biliniyor. O zaman ceza artırılmalı, ruhsatsız silâh taşıyanlar yakalandıkları takdirde mutlaka tutuklanacaklarını bilmelidirler.

Başbakan dün gece "ulusa sesleniş" konuşmasında "sessiz devrim" yaratarak Türkiye'yi dünya devletleri arasında birinci lige yükselttiklerini anlattı.

Bazı alanlarda evet..

Ama yılda 700 hayatı söndüren kurşunlar, bu övünmeyi en azından güvenlik ve asayiş alanında gürültülü bir şekilde yalanlıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR